Haberin Doğru Adresi

Avrupa’da Yaşayan Türklerin Haber Sitesi

Arşiv Mayıs, 2008

BUNLAR NE BİÇİM MİLLİ SPORCU?!?

Yazan: almanyahaber Mayıs 31, 2008

Sapanca’da düzenlenen Türkiye Kürek Şampiyonası’na katılan Ankara Üniversitesi Kürek takımı, tüm uyarılara rağmen kasabada baldır-bacak, yarı çıplak şekilde dolaşınca, 25 kişinin tekmeli tokatlı saldırısına uğradı.  

 

Olay bu akşam saat 19.30 sıralarında meydana geldi. Prof. Dr. Yılmaz Akça başkanlığındaki Ankara Üniversitesi Kürek Takımı’nı oluşturan yaklaşık 14 öğrenci sporcu, akşam yemeği için Sapanca Öğretmenevi’ne geldi.

 

Öğretmenevi’ne öğretmenlerin başörtülü ziyaretçileri alınmazken, Milli sporcuların baldır-bacak Öğretmenevi’ne girmesi büyük şaşkınlığa yol açtı. Üzerlerinde tayt ve şort olan, bazıları ise ay-yıldızlı milli formayı da giymiş olan sporcular, Sapanca Şehit Albay Güner Ekinci Lisesi önünde araçtan inip öğretmenevine gelirken, bir grup Sapancalı genç, iddiaya göre “İlçe merkezinde böyle taytla-şortla, yarı çıplak gezmeyin” diyerek onları uyardı.

 

Bu sözler nedeniyle kafile ile gençler arasında çıkan tartışma, bir süre sonra yatıştı. Bir iddiaya göre ise, Sapancalı bir genç burasının çıplaklar kampı olmadığını ve adam gibi giyinirlerse, Sapancalılara yakışır şekilde kendilerini ağırlayacaklarını söyledi. Milli sporcu olmalarına rağmen neyin nerede giyileceğini bilmeyen cahil sporcuların gençlere üstelik terbiyesizce karşılık vermeleri ortamı daha da gerdi.

 

Yemeğin ardından öğretmenevinden çıkan kürekçiler, kapı önünde bekleyen 3 gençle tekrar tartışmaya başladı. Gençler de sporculara laf anlatamayınca tekme tokat saldırdı. Çıkan kavgaya daha sonra diğer gençler de karıştı. Olayda birçok sporcunın aldıkları darbelerle yüz ve vücutlarında morluklar oluşurken, aynı zamanda Milli Takım sporcusu da olan Sait Alican Çiftçi ise kafa travması nedeniyle Adapazarı’ndaki Toyotota-Sa Travmotoloji Hastanesi’ne kaldırıldı.

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, GÜNCEL, POLİTİKA, SPOR | Yorum Yok »

‘DEMİR CİĞERLİ’ KADIN ELEKTRİKLER KESİLİNCE ÖLDÜ

Yazan: almanyahaber Mayıs 31, 2008

ABD’de yaklaşık 60 yıldır “demir ciğer” içinde yaşayan bir kadın elektrikler kesilince öldü. Dianne Odell adlı 61 yaşındaki kadın, 3 yaşında çiçek hastalığına yakalandığından bu yana, ciğerlerinin çalışmasını sağlayan 2 metre uzunluğunda bir demir tüp içinde, sadece başı dışarda kalacak şekilde yaşıyordu.

 

Odell’e bakan aile üyeleri, bugün elektrik kesintisi sırasında yedek jeneratörü devreye sokamayınca, bayan Odell vefat etti. Odell demir ciğer içinde iken lise diploması aldıktan sonra üniversite dersleri almış ve bir çocuk kitabı yazmıştı.

 
Demir ciğer ilk kez 1928′de kullanılmaya başlandı. Şu anda dünyada kaç kişinin demir ciğer kullandığı bilinmiyor, ama Odell’in bu cihazı en uzun süre kullanan kişi olduğu sanılıyor.

 

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, GÜNCEL, SAĞLIK | Yorum Yok »

KAĞIT UÇAK BİLETLERİ TARİHE KARIŞIYOR / E-BİLET DEVRİ BAŞLIYOR

Yazan: almanyahaber Mayıs 31, 2008

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birli ği (IATA), havayollarında kâğıt bilet uygulamasına son vererek, yarından itibaren yüzde 100 elektronik bilet uygulamasına geçecek.

 

IATA’nın 64. yıllık Genel Kurulu ve Dünya Hava Taşımacılığı Zirvesi kapsamında Conrad Otel’de düzenlenen basın toplantısında konuşan IATA Genel Müdürü ve Üst Yönetici Giovanni Bisignani, “1 Hazirandan itibaren THY yüzde 100 elektronik bilet uygulamasına geçecek. E-bilet uygulamasıyla yılda 3 milyar doların üzerinde tasarruf edilecek” dedi.


Giovanni Bisignani, konuşmasının ardından aralarında THY Genel Müdürü Temel Kotil’in de bulunduğu birçok havayolu şirketinin yöneticileriyle birlikte temsîlî olarak hazırlanan “son kâğıt biletle vedâ fotoğrafı” çektirdi. Bisignani, daha sonra, kâğıt biletin üzerindeki yapışkan bandı kaldırarak Retired (emekli) yazısını ortaya çıkarttı.

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, MAGAZİN | 1 Yorum »

TEHLİKELİ MADDE YÜKLÜ KAMYON OTOYOLDA İNFİLAK ETTİ!

Yazan: almanyahaber Mayıs 31, 2008

Almanya’nın Hollanda sınırı yakınlarındaki Kleve’de bir TIR kamyonu, tehlikeli madde yüklü başka bir TIR kamyonuna arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle tehlikeli madde bulunan kamyon infilak etti.

 

A40 numaralı otoyolu adeta cehenneme çeviren patlamada 1 kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden kişinin kazaya sebep olan şoför olduğu bildirildi. Aracının şoför mahallinde sıkışan 51 yaşındaki talihsiz şoför, ambulans gelmeden hayatını kaybetti. Diğer şoför ise kazayı hafif yaralanarak atlattı.

 

Kaza sebebiyle A 40 numaralı otoyol saatlerce trafiğe kapatıldı. Otoyolda kilometrelerce uzunluğunda kuyruk oluşurken, yanan kamyonlardan çıkan koyu siyah duman da kilometrelerce uzaktan görüldü. Polis kazadan sonra çevreyi kontrol altına alarak facianın büyümesini önledi.  

Yazı kategorisi: ANASAYFA, GÜNCEL | Yorum Yok »

AA! HÂLÂ TIK YOK!

Yazan: almanyahaber Mayıs 31, 2008

 

1970’li yılların başıydı. Ülkemde devlete silah çekmek, ülkemizi-namusumuzu koruyan polisimizi askerimizi öldürmek, bir yerleri bombalamak, banka soymak, adam kaçırmak, adam öldürmek, o sıralarda ‘devrimcilik’ olarak adlandırılıyordu.

 

13-14 yaşlarındaydım ve hergün radyodan haberleri takip ediyordum. Hergün başka bir olay duyuyorduk. “İsrail Elçisi kaçırıldı, Deniz Gezmiş ve arkadaşları banka soydu, teröristler Kızıldere köyünde sıkıştırıldı (bu baskından şimdi BIANET’te çalışan Ertuğrul Kürkçü tek başına sağ kurtulmuştu, saklandığı samanlıkta teslim olmuştu), Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir bir evi basarak binbaşının kızını rehin aldı, Arnavutköy’de Ulaş Bardakçı ve 4 arkadaşı baskında öldürüldü” gibi haberler gündemin ilk sırasını alıyordu.

 

Çocuk aklımızla sempati duyuyorduk bu teröristlerin yaptıklarına. Sonra bunlar yetmedi, teröristlerin karşısına ‘Ülkücüleri’ çıkardılar. Ülkemde kan gövdeyi götürüyordu. 5 yılda Türkiye’de sağ-sol çatışmalarında 5 bin 500 gencimiz hayatını kaybetti. Dağ gibi delikanlılar, ana kuzuları, masum gençler birbirlerini öldürdüler. Ne için?

 

Hepsi de vatanı daha iyi yönetmeye talipti. Gittikleri yollar ayrıydı ve kendilerini kullanan güçlerin esiriydiler.. Ben o karmaşada hayatını kaybeden bütün kardeşlerim için bugün bile üzülüyorum. Hala tüylerim diken diken oluyor ve hatırladıkça ürperiyorum. Onlar da evlattı, onların da gelecek hayalleri vardı ve herkes gibi yaşamak onların da hakkıydı.. Ha içlerindeki üç-beş provokatör zaten ölümlerin en kötüsünü hak etmişti, orası ayrı konu. Onlar kendi oluşturdukları kan gölünde boğulmayı çoktan hak etmişlerdi.

 

Bugün de güzel vatanımız üzerinde en umulmadık oyunlar oynanıyor. Misyonerler üç-beş katliam yapmaya meyilli çocuğu bulup, Türkiye’yi karıştırmayı başarıyorlar.

 

CHP’nin Genel Sekreteri Önder Sav, Peygamber Efendimiz’le (SAV) alay ediyor, bir Müslümanla dalga geçiyor. O Müslümana yazıklar olsun ki, o partinin kapısından içeri giriyor. Alay eden zaten din düşmanı.. Ona diyecek söz bulamıyorum. Allah onun cezasını zaten verecek.

 

Ya bizim savcılara ne oluyor? Medyada çıkan haberleri niye ihbar kabul edip, soruşturma açmıyorlar. Böyle bir olay Almanya’da olsa, o adamı sınırdışı etmekten beter ederler. Almanya’da sadece Müslümanlara hakaret etmek serbest. Hıristiyanlarla alay edemezsiniz..

 

Bizim savcıların, Atatürk’ün arkasına sığınan sahte laikçilerin görevi sadece Müslümanlara karşı ‘durumdan vazife çıkarmak’ mı?.. Adam hem suçlu hem güçlü. Savcılar da oralı bile değil. Savcılarda ‘TIK’ yok! Sav’ın yaptığı halkı kışkırtmak, fitne çıkarmak! Suçunu unutturmak için de ‘telefonlarım dinleniyor’ diye feryat ediyor. 

 

Yazımın başlarında 1970’lerden bahsettim. Bugün durum fazla farklı değil. O zamanlar milleti birbirine kırdırıyorlardı. Şimdi ise satılmış güçleri açıkça Müslümanlara saldırtıyorlar.

 

Necip milletime buradan sesleniyorum: Dinimizle alay edenleri, halkı kışkırtanları şikayet edin, haklarında dava açın! Başta din düşmanları olmak üzere Savcılar da bu şikayetlerin altında ezilsin! Hiç merak etmeyin ezilirler, ezilirler..

 

SEDAT AÇIKBAŞ

 

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, GÜNCEL, MAGAZİN, POLİTİKA | Yorum Yok »

BU HABER DİĞER KULÜPLERİ KISKANDIRACAK!

Yazan: almanyahaber Mayıs 31, 2008

 

İş dünyası dergisi Forbes, Fenerbahçenin, Forbes`in hazırladığı `Dünyanın En Değerli 30 Kulübü` listesine girdiğini Haziran sayısının kapağından duyurdu. Dergi, `Azizin Mucizesi’ başlığı ile Yıldırım`ın fotoğrafını da kapaktan yayınladı. Dergide Denet C. Tezel imzasıyla `Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe Kadıköy`ün Azizleri` başlığı altında, Başkan Aziz Yıldırım ile yapılan röportaja dayanılarak hazırlanan bir haber, inceleme ve araştırma yazısı da yayınlandı.
 
`Endüstriyel Futbol` adı altında yayınladığı dosyada dünyanın en değerli 30 kulübünü açıklayan ve bu listede 118 milyon dolarlık geliriyle Fenerbahçe`ye 27. sırada yer veren dergide, Denet C. Tezel`in “Fenerbahçe`yi dünyanın en değerli 27. kulübü yapan Aziz Yıldırım, 101 yıllık kulübü Manchester United`in tahtına yakıştırıyor. Planı da hazır: `Genel Kurul onaylarsa beş senede tamam` diyor” girişiyle başlayan yazısında, Fenerbahçe`nin sezonu kupasız kapatmasına rağmen, gelecek senenin kombine kartlarına gösterilen yoğun ilgiden, kulübün Aziz Yıldırım tarafından modern hale getirilen idari ve kurumsal yapısından, kulübün sürekli artan gelirlerinden bahsedilerek Aziz Yıldırım ile yapılan röportajdan pasajlar sunuluyor.
 
Denet C.Tezel, yazısında Yıldırım`dan bahsederken, “Hedefimiz Dünya Kulübü` olmak diyor abartılı olmayan bir tavırla. Bu hedefini ilk kez telaffuz etmiyor. Son denemde adeta telkin edercesine her fırsatta tekrarlıyor. Ancak kullandığı ton ve vurgu dikkat çekiyor. Hedefe herkesten önce kendisinin inandığı ve buna adeta kilitlendiği hissediliyor. Belki tam 10 yıl önce devraldığı kulübün nereye geldiğinin ve nerelere götürülebileceğinin fazlasıyla farkında.
 
`Yıllar önce anlattıklarımız, aktardığımız düşünceler bugün tek tek gerçeklişiyor. Haklılığımız ortaya çıkıyor` diyor. 1998`de 16 milyon dolar bütçe devralan Yıldırım ve ekibi, 2007`yi yaklaşık 170 milyon dolarla (210 milyon YTL) kapattı. 2008 bütçesiyse 300 milyon YTL Kulübün toplam borcu 86 milyon YTL” ifadelerine yer veriyor. Yazıda ayrıca Aziz Yıldırım`ın `1 Milyon üyeli Fenerbahçe` projesi anlatılırken, Yıldırım`ın, “Sonuçta Fenerbahçe`yi daha da büyütmek istiyorsak, kulübü taraftara açmalıyız. Hedef en az 1 milyon üye olmalı” sözlerine de yer veriliyor.
 

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, SPOR | Yorum Yok »

TÜRK – ALMAN ÜNİVERSİTESİ ANLAŞMASI İMZALANDI

Yazan: almanyahaber Mayıs 30, 2008

Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Eğitim ve Araştırma Bakanı Annette Schavan ile birlikte, İstanbul’da yapılması planlanan Türk-Alman Üniversitesinin kuruluş anlaşmasını imzaladı.

 

Alman ve Türk insanını birbirine daha fazla yakınlaştırmak amacıyla “Ernst Reuter Girişimi” kapsamında Türk - Alman Üniversitesi kurulmasını planladıklarını belirten Steinmeier, “Dostum Ali, sen olmasan bürokratik engelleri aşamazdık” dedi.

 

Bakan Babacan da, Türk-Alman Üniversitesi’nin, her iki ülke arasındaki işbirliğini güçlendireceğini ve eğitimli insan kaynağı ihtiyacını karşılayarak, karşılıklı ilişkileri daha da zenginleştireceğini belirtti. Babacan, Türk-Alman Üniversitesi’nden mezun olacak öğrencilerin de iki ülke arasındaki ilişkilere büyük katkı sağlayacağını kaydetti.

 

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, GÜNCEL, POLİTİKA | Yorum Yok »

EMRE FENERBAHÇE’DE - FENERBAHÇE, RESMİ SİTESİNDEN AÇIKLADI

Yazan: almanyahaber Mayıs 30, 2008

Fenerbahçe, yıdızı G.Saray’da parlayan ve daha sonra Avrupa’da top koşturan Milli futbolcu Emre Belözoğlu’nun kulübü ile anlaştğını resmi stesinden duyurdu. Kulübün resmi sitesinden yapılan açıklamada:

 

“Kulübümüz Newcastle United forması giyen Milli Futbolcu Emre Belözoğlu’nun bonservisi konusunda İngiliz kulübüyle anlaşmaya varmıştır. Emre Belözoğlu transferi için milli futbolcunun menajeri Ahmet Bulut İle görüşmeler başlatılmıştır. Spor kamuoyuna duyurulur.   

Fenerbahçe Spor Kulübü… “ denildi..

 EMRE BELEZOĞLU KİMDİR?

7 Eylül 1980, İstanbul’da doğdu. Türk futbolunun son senelerde yetiştirdiği en önemli futbolculardan. Milli Takım oyuncusu ve FA Premier League külubü Newcastle United’da orta sahada forma giyiyordu. Mart 2004′de Emre, Pele tarafından yaşayan en büyük 125 oyuncu arasında gösterildi. 14 Haziran 2005′de Newcastle ile Inter Milan arasında yapılan anlaşmayla Inter Milan’dan  Newcastle United’e transferi gerçekleşti.

 

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, SPOR | 7 Yorum »

FİFA YABANCI OYUNCU SAYISINI SINIRLADI

Yazan: almanyahaber Mayıs 30, 2008

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) 2010 yılından itibaren liglerdeki oyuncu sayısına kademeli olarak kısıtlama getiriyor. Uzun zamandır sonuçlanması beklenen yabancı oyuncu sınırlaması konusuna, bugün Sydney’de tertip ettiği toplantıda son noktayı koyan FIFA Yönetim Kurulu, 155 “evet” oyuyla 2012 yılından itibaren “sahada en az 6 yerli oyuncu bulundurulması” kuralını kabul etti.


Kulüplerin yabancı sayısında kademeli olarak kısıtlamaya gidilirken, uygulamaya ilk olarak 2010 yılında, sahada 4 yerli oyuncu bulundurma zorunluluğu getirilerek başlanacağı bildirildi. Takımların sahada bulundurmak zorunda olacağı yerli oyuncu sayısı 2011′de 5′e, 2012′den itibaren ise 6′ya yükseltilecek.

 

FIFA Başkanı Sepp Blatter’ın, uzun zamandır milli takımları güçlendirmek ve korumak amacıyla savunduğu yabancı oyuncu sınırlamasına kongreden sadece 5 ret oyu çıktı. FIFA Futbol Komitesi Başkanı Alman futbol efsanesi Franz Beckenbauer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, özellikle Avrupa takımlarının ulusal kimliklerini yeniden bulmaları gerektiğini ve birçok takımın yerel oyuncularından yoksun olduğunu ifade etti.

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, SPOR | Yorum Yok »

KAMER GENÇ: RTÜK BAŞKANI ZAHİT AKMAN ALMANYA’DA TUTUKLANACAK!

Yazan: almanyahaber Mayıs 30, 2008

 

  

DSP, RTÜK Başkanı Zahit Akman hakkındaki iddiaları TBMM’ye getirdi. Tunceli Bağımsız milletvekili Kamer Genç de, Zahit Akman’ın Deniz Feneri Derneği Almanya şubesinde yaşanan 35 milyon euroluk bir yolsuzluk operasyonu kapsamında Alman polisince arandığını söyledi ve “ Ben bu bilgiyi son Almanya seyahatinde öğrendim. RTÜK Başkanı Almanya’ya giderse tutuklanacak’’ dedi.

 

DSP’li Macit, TBMM Başkanlığına sunduğu önergesinde Frankfurt Savcılığı’nın Deniz Feneri Derneği ve Kanal 7 (INT) ile ilgili soruşturması sonucu Mehmet Gürhan adlı kişinin tutuklandığını, bu kişinin dernekteki görevini, RTÜK Başkanı Akman’dan devraldığını belirtti. Macit, “Frankfurt savcılığının Akman hakkında soruşturma yaptığı ve Almanya’ya geldiği taktirde tutuklanacağı iddiaları doğrumudur?. Bu konuda Almanya’dan gönderilen dosya MASAK’ta mı bulunmaktadır’’ diye sordu. Macit, soruşturma kapsamında Başbakan Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan’ın da bulunup bulunmadığı sorusuna da cevap istedi.

 

“GİDERSE TUTUKLANACAK’’

 

Kamer Genç TBMM’de TRT yasası görüşülürken bu konuyu dile getirdi ve “Ben geçenlerde Almanya’ya gittim ve orada öğrendim. RTÜK Başkanı ve Deniz Feneri Derneği ile ilgili çok ciddi iddialar var. Kendisi Almanya’ya giderse tutuklanacak. Deniz Feneri’nde büyük bir suistimal var. 35 milyon euro’’ dedi. Genç, Alman polisinin, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın oğlunun da Deniz Feneri ile ilgisini saptadığını öne sürdü ve “RTÜK Başkanı’na, bu konuda çok ciddi suçlamalar var. Buyursun Almanya’ya gitsin. Alman polisi tarafından bununla ilgili karar çıkmadan önce haftada bir gidiyormuş’’ dedi.

 

Frankfurt Polisi bir süre önce Deniz Feneri Derneği ile Kanal 7 TV (INT) Almanya Temsilciği’ne ’dolandırıcılık ve para aklama şüphesiyle’ baskın yapmıştı. Polis, Rhein-Main bölgesinde toplam 14 yere baskın düzenlemiş, dernek yöneticilerinin ev ve işyerleri aranmıştı. Soruşturmayı yürüten Başsavcı Doris Möller-Scheu, Kanal 7 INT’in bir yöneticisinin tutuklandığını ve para aklamakla suçlandığını açıklamıştı.

 

Soruşturmada 2 Türk vatandaşının, yoksul Müslümanlara yardım için toplanan 14 milyon Euro’luk bağışın, 8 milyon Euro’luk kısmının amacına aykırı şekilde kullandığı ileri sürülmüş ve bu paranın aralarında Kanal 7’nin de bulunduğu çeşitli firmalara gönderildiği ileri sürülmüştü. Savcılık 4 zanlıdan üçünün para aktarılan şirketlerde yönetici, birinin de nakit para kuryesi olarak çalıştığını açıklamıştı.

 

KAMUYA YARARLI DERNEK

 

Kanal 7 TV Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ise “Bizim daha önce işten çıkardığımız birkaç kişi çeşitli iddialarda ve şikayette bulunmuşlar. Kaçak işçi çalıştırdığımızı iddia etmişler. Bu iddiaların tamamı asılsız. Biz orada Deniz Feneri Derneği’ne sadece ücretsiz program yayını sağlayarak destek oluyoruz. Başka bir organik ilişkimiz kesinlikle yok” açıklamasını yapmıştı.

 

Deniz Feneri Derneği 1996’da bir program aracılığı ile Kanal 7 ekranlarında yardım dağıtmaya ve yardım toplamaya başladı. Dernek daha sonra AKP hükümetince kamuya yararlı dernekler kapsamına alındı. Ankara ve İzmir’de şubeler kuruldu. Ümraniye’de de Anadolu Lojistik Merkezi binası inşa edildi. 2006’da Deniz Feneri Derneği’nin yıllık 100 milyon dolarlık yardım toplayabilen bir kurum haline geldiği açıklandı. Derneğin yurt dışındaki örgütlenmesi ise ayrı tüzel kişilik olarak gerçekleşti.

 

Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, GÜNCEL, POLİTİKA | Yorum Yok »