Temmuz, 2009 için Arşiv
Yazan: almanyahaber Temmuz 31, 2009
Son yılların en tehlikeli salgın hastalıklarından birisi olduğu belirtilen domuz gribi tehlikesi giderek büyürken, fırsatçılar bu hastalığın sahte ilacını üreterek internet üzerinden pazarlamaya başladılar.
Merkezi Bonn kentinde bulunan Alman Federal İlaç ve Hekimlik Ürünleri Enstitüsü tarafından yapılan açıklamada, domuz gribi hastalığına karşı aşı ve diğer önleyici ilaç alırken, bunların sahte olup, olmadığına dikkat edilmesi konusunda vatandaşları uyardı.
Açıklamada bahsi geçen sahte ilaçların sağlığa zararlı olduğu ve özellikle internet üzerinden pazarlandığı bildirildi. Enstitünün Müdürü Johannes Löwer, Tamiflu gibi reçete zorunluluğu olan ilaçların reçetesiz olarak pazarlandığını belirterek, ilaçları almak isteyenlerin buna itibar etmemesini istedi.
Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, HUKUK KÖŞESİ, MAGAZİN, POLİTİKA, SAĞLIK | » yorum bırak;
Yazan: almanyahaber Temmuz 31, 2009
STAT: Bloomfield
HAKEMLER: Nikolay İvanov, Nikolai Golubev, Mikhail Erovenko (Rusya)
MACCABI NETANYA: Lifshitz, Dgani, Saban, Fransman, Maabi, Cohen, Gazal, Yampolsky (Dk. 81 Ezra), Menashe, Mugharbeh (Dk. 57 Taga), Sabaa (Dk. 46 Okocha)
GALATASARAY: Franco, Sabri, Gökhan Zan, Servet, Hakan, Aydın (Dk. 71 Barış), Mustafa, Ayhan, Arda, Kewell (Dk. 66 Keita), Baros (Dk. 78 Nonda)
GOLLER: Dk. 26 Yampolsky (Maccabi Netanya), Dk. 31 Hakan, Dk. 47 Kewell, Dk. 53 Sabri, Dk. 73 Baros (Galatasaray)
SARI KARTLAR: Dk. 27 Cohen, Dk. 61 Maabi, Dk. 67 Gazal (Maccabi Netanya), Dk. 64 Mustafa, Dk. 76 Baros (Galatasaray)
MAÇIN GOLLERİNİ İZLEMEK İÇİN.. TIKLAYINIZ
Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, MAGAZİN, SAĞLIK, SPOR | » yorum bırak;
Yazan: almanyahaber Temmuz 31, 2009
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Knut Kricher, Jan Handrick Salver, Wolfgang Walz (Almanya)
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Önder, Bilica, Roberto Carlos (Dk. 16 Deivid), Kazım, Cristian, Emre (Dk. 86 Deniz), Dos Santos, Alex, Güiza (Dk. 71 Mehmet Topuz)
HONVED: Nemeth, Vukmir, Debreceni, Botis, Pastva, Hrepka (Dk. 53 Zsolnai), Benjamin, Hidi (Dk. 63 Horvath), Hajdu (Dk. 88 Guesmoreira), Macko, Abraham
GOLLER: Dk. 13 Roberto Carlos, Dk. 29, 40, 61 Güiza, Dk. 69 Alex(Fenerbahçe), Dk. 78 Zsolnai(Honved)
SARI KART: Dk. 16 Benjamin (Honved)
MAÇIN GOLLERİNİ İZLEMEK İÇİN.. TIKLAYINIZ
Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, MAGAZİN, SAĞLIK, SPOR | » yorum bırak;
Yazan: almanyahaber Temmuz 30, 2009
Vicdansızlığın bu kadarına da pes doğrusu.. Henüz 3 günlük bebek, çöp poşetine konularak sokağa atıldı. Bebeğin göbek bağı siyah bir makara ile bağlanmıştı. Aydın’ın Didim ilçesinde, poşet içinde terk edilmiş 3 günlük kız bebek bulundu. Polisten alınan bilgiye göre, Didim Mavişehir Mahallesi Sedef Koyu civarında ağzı açık poşet içinde bir evin önüne bırakılmış bebek bulundu.
Bebeği bulan mahalle sakinleri, polise haber verdi. 112 Acil Ekipleri ile birlikte olay yerine giden polis ekipleri, bebeği Didim Devlet Hastanesine teslim etti. Gözleri kapalı ve göbek bağı siyah makara ipliğiyle bağlı olan bebeğin Didim Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildiği, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Resmi işlemler tamamlanana kadar Didim Devlet Hastanesinde kalacak olan bebeğin, daha sonra Aydın İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne teslim edilerek koruma altına alınacağı belirtildi. Didim Devlet Hastanesi personeli, bebeğe ”Gülce İrem” ismini verdi.
Yazı kategorisi: ANASAYFA, CEMİYET HABERLERİ, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, HUKUK KÖŞESİ, MAGAZİN, SAĞLIK | 1 Yorum »
Yazan: almanyahaber Temmuz 30, 2009
Fenerbahçe, bu sene ilk kez organize edilen Avrupa Ligi`nde sahne alıyor. Türkiye’yi UEFA’da temsil edecek takımımız, yenilenmiş kadrosuyla bu sezonki ilk resmi maçına çıkıyor.
Hayalkırıklığyla biten geçen sezonun ardından teknik direktörlüğe Daum`u geriren; kadrosuna Mehmet Topuz, Dos Santos, Cristian, Bilica, Özer Hurmacı gibi pek çok yeni isim katan Fenerbahçe, Avrupa Ligi 3. Ön Eleme ilk maçında Honved`i ağırlıyor. Macar temsilcisi karşısında hedef tur biletini Kadıköy`deki ilk maçta kesmek.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı`nda, saat 21:45`de başlayacak maçı Knut Kircher yönetecek. Karşılaşma şifreli kanaldan ekranlara getirilirken, FB TV Antu Radyo da maçı izleyicilere aktaracak.
Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, MAGAZİN, SAĞLIK, SPOR | 3 Yorum »
Yazan: almanyahaber Temmuz 30, 2009
TEM Otoyolu’nun Mersin – Tarsus bölümündeki trafik kazasında 9 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Damlama mevkisinde, Pozantı istikametinden gelen 33 NZ 404 ve 57 DF 767 plakalı otomobiller, aynı yönde ilerleyen 38 FS 013 ve 38 ST 340 plakalı kamyonlara çarptı.
Kazada, otomobillerdeki 8 kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Ağır yaralanan 2 kişiden birisi de hastaneye kaldırılırken öldü.
Kazada, her iki otomobilde bulunan Ömer K., Hikmet K., Levent Karael (17), Zeynep Karael (35), Sedef Karael (11), Yeliz Duru (32), Nuray Kara (53) Amne Joumana Merhi (67) ve Bilal Zidani hayatını kaybetti. Kazada yaralan Merve Karael’in (4) Tarsus 70. Yıl Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin sürdüğü bildirildi.
Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, MAGAZİN, POLİTİKA, SAĞLIK | » yorum bırak;
Yazan: almanyahaber Temmuz 30, 2009
SEDAT AÇIKBAŞ / İSTANBUL
İstanbul’un mutena ve nezih semtlerinden birisi olan İhlas Marmara Evleri 1. Kısım tarafına yolunuz düşerse, alışveriş merkezi içindeki ‘Beleş Kebap’ ocakbaşına mutlaka uğrayın. Mesleğe 7 yaşındayken çıraklıkla başlayan Mehmet Hayri Özgeder usta, bu işi tam 35 yıldır alnının akıyla yapıyor. Beleş Kebap adından da anlaşılacağı üzere adeta ‘beleşe’. İstanbul’da herhangi bir ayaküstü lokantasında veya büfelerde yiyebileceğiniz kebap türü yiyeceklerin fiyatı oldukça ucuz. Sevgili hemşehrim Mehmet Hayri Özgeder, kebabın her türlüsünü, çiğ köfteyi en ucuz fiyatlardan restoran kalitesinde müşterilerine sunuyor. Mehmet usta ile biraz muhabbetten sonra dost olduk.
Şivesinden ve yaptığı kebapların lezzetinden Gaziantepli olduğunu sormadan anladım. Kendisine “Antebin neresindensin yoorum” diye sordum. “İçindenim ağam, sen nerelisin?” dedi. Ben de “Ceyhanlıyım ama babam Nizipli, ben de 7 yaşına kadar Oğuzeli’nde büyüdüm” diye cevap verince yüzünün ifadesi değişti.
“Hele yoorum, boban Antepliymiş, sen niye Ceyhanlıyım diyon” diye bana amiyane tabirle ‘bozuk’ attı. “Ama” dedim, “Ben Ceyhan’da doğdum, aslımı nasıl inkar ederim”.. “Yoğ ağam olmaz, boban nereyse sen de oralısın” diye konuştu. Baktım üzüntülü konuşuyor: “Yav seni mi kıracağım, al sana ben de Antepliyim işte” deyince gülümsemeye başladı.
Derken koyu bir muhabbete daldık.. ‘Cartlak kebabı’ (akciğer kebabı) yapıp, yapmadığını sordum. Mehmet Hayri Özgeder usta: “Ağam bu İstanbullulara cartlak kebabını, ciğer kebabını alıştıramadık. Ciğer yimezler, yürek yimezler, anca Adana, Urfa bilirler. Onun için cartlak kebabım yok. Ama sen istersen sana bir gün yaparım.”
Mehmet usta yediğim kebapların parasını benden almak istemedi. Bu kadar da cömert bir insan. Ancak, ben para vermediğim bir yemeğin haberini (prensip icabı) yazamayacağım için zorla da olsa kabul etti.
Mehmet ustanın bir de sitemi vardı: “Önüne gelen, bilen, bilmeyen kebapçı dükkanı, lokantası açıyor. Herkesin rızkını veren Allah. Ancak kebap Anteplilerin, Adanalıların ve Urfalıların işi. İskender kebabı Bursalıların işi. Baklava Anteplilerin işi. Pide Karadenizlilerin işi. Bu bizim genlerimize işlemiş. Tekirdağ’dan da kebapçı çıkabilir ama binde bir. İnegöl’den de iyi köfteci çıkar. Ben kalkıp İnegöl köftesi yapamam, Konya’nın etli ekmeğini yapamam. Ama kebap bizim işimiz. Başkası da bizim ismimizi kullanarak kebapçı açmasın”
Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, MAGAZİN, POPÜLER YAZILAR, SAĞLIK | » yorum bırak;
Yazan: almanyahaber Temmuz 28, 2009
SEDAT AÇIKBAŞ
Güzel yurdumuzun hatta dünyanın en güzel şehri İstanbul, yaşlılar için adeta bir cehennem haline gelmiş. Sadece yaşlılar için değil, bedensel engelliler ve kentin yabancıları (acemileri) için de İstanbul yaşanması çok zor bir şehir haline gelmiş.
Önceki yıllarda da dikkatimi çeken bu olay, şehir büyüdükçe daha da büyümüş. Yaşlılar ve engelliler evlerine hapsedilmiş vaziyette. Şehrin acemileri (yenileri) ise sokağa çıkmak için aylarca antrenman yapmak zorunda. Çocukluğum İstanbul’da geçmemiş olsa ve dünyanın en mübarek şehirlerinden birisi olmasa, asla bu şehre uğramazdım. İstanbul’u yönetenlere ‘küserdim’, hoş, onların da ‘haberi’ olmazdı ya..
Siz bir vatandaş olarak yasalara, kurallara uysanız da başınız dertten ve sıkıntıdan kurtulmuyor. Benim asıl şaştığım şey ise; bu sıkıntıları herkesin kabullenmiş görünmesi. Bir sohbet ortamında hükümetler yıkılıyor, belediyelere tekrar oy verilmiyor ama iş fiiliyata dökülünce kimsede ‘tıs’ yok!
Karşıdan karşıya geçmek istediğiniz bir kavşakta birçok ‘yavşak’ size yol vermiyor. Trafik lambalarında da aynı durum geçerli. Siz kaidelere uyarak yayalara yeşil yanmasını bekliyorsunuz ama bahsi geçen ‘yavşaklar’, kendilerine kırmızı yanmasına rağmen üzerinize üzerinize geliyor. Kırmızı ışık ihlali Avrupa’da ehliyeti götürüyor ama Türkiye’de besbelli ki ‘prim’ yapıyor. Eğer yakınlarda bir polis yoksa, kırmızı ışıkta duran da yok!
Yaşlılar karşıdan karşıya geçmeye korkuyor. Üst geçit bir çözüm değil, aksine tam bir eziyet. Dik merdivenleri tırmanması ayrı bir eziyet, inmesi ayrı bir eziyet. Üst geçidi kullanmak için katedeceğiniz yol da cabası.
Kaldırımlar ise tam bir felaket. 1960’lı yıllarda otomobiller park etmesin diye kaldırımları yüksek yapmak moda olmuştu. Hâlâ 1960’lı yılların zihniyeti hakim ki, kaldırımların yüksekliği yarım metreden aşağı değil.
Yaşlılar ve bedensel engelliler, kaldırımdan yürüse bir dert, yoldan yürüse her an bir otomobilin altında kalması işten bile değil. Çoğu malül ve bedensel engelli emeklilerin her ay günlerce kapısına yığıldığı Şirinevler Ziraat Bankası’nın görünümü içler acısı. Güya kolaylık olsun diye, emekliler için ayrı bir bölüm açmışlar, yaklaşık 25 basamak merdiven indikten sonra kiler gibi bir yeri emeklilere layık görmüşler. Üst katta engelli birisinin bile rahatça girip çıkacağı, basamaksız, merdivensiz yeri ise ‘sağlam’ müşterilere ayırmışlar. Yoldan geçerken direkt bankaya girebiliyorsunuz.
Ziraat Bankası yöneticilerine tavsiyem; bu ayıbı kapatın! Ayrıca emeklilere bağıran memurlarınızla da ilişkilerinizi kesin. Piyasada aynı işi güleryüzle ve daha az parayla yapacak onbinlerce genç işsiz var. Memurlar bu işsizlik ortamında hallerine şükredip, müşterilere kibar davranmalılar. Bir gün bu nimet ellerinden giderse de şaşmamalılar.
Metrobüs dedikleri ise, tam bir aldatmaca. Yani ‘ulaşıma çözüm getireceği’ söylemi aldatmaca. Bu otobüslere Avrupa’da ‘körüklü otobüs’ diyorlar. ‘Metro’su nereden, ‘büs’ü nereden çıkmış anlamış değilim. Şoförlerinin çoğu eğitimsiz. Her 5 dakikaya bir sefer konulmasına rağmen insanlar yine adeta konserve kutusunda seyahat ediyor. Allah göstermesin, bir sert frende insanlar birbirini ezerek öldürür. Sevgili otobüs şoförü meslektaşlarım hiç alınmasın ve gerçeği kabullensinler ve daha dikkatli ve kibar olsunlar.
Dünyanın en büyük kentlerinden Hamburg’ta 10 sene kadar otobüs şoförü olarak çalıştım ve bu süre içinde hakkımda tek bir şikayet olmadığı gibi, çok sayıda teşekkür yazısı bile aldım. Avrupa’da frene biraz sert dokunursanız, yolcular yerine oturmadan kalkarsanız, derhal şikayet edilirsiniz! Bu yüzden otobüs şoförleri alınmasın, bu işi biz de yaptık ve biliyoruz. 1 aylık İstanbul ikametimizde, sadece iki şoför 75 yaşındaki annem bir yere oturana kadar hareket etmeden bekledi. Kendilerine buradan da ayrıca teşekkür ediyorum.
Yazımı burada bitirirken, “Var mı bu ‘küçük’ şeyleri halledecek bir mercii?!” diye soruyorum.. İstanbul izlenimlerimi kısmet olursa zaman zaman aktaracağım. İstanbul’da çok güzel şeyler de olmuş, büyük hizmetler yapılmış; bunları inkâr edenler nankördür. Tüm bunları da özel olarak siz sevgili okuyucularımız için kısmet olursa sitemizden aktaracağım.
Yazı kategorisi: ANASAYFA, CEMİYET HABERLERİ, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, KÖŞE YAZILARI, MAGAZİN, POLİTİKA, POPÜLER YAZILAR, SAĞLIK, SPOR | » yorum bırak;
Yazan: almanyahaber Temmuz 28, 2009
ERCÜMENT AYDIN / KÖLN
Berlin Büyütelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri ve DİTİB Genel Başkanı Sadi Arslan, Almanya’da 4 yıllık görev sürelerini tamamlayan Din Hizmetleri Ataşeleri onuruna mütevazi bir vedâ ve vefâ programı düzenledi.
Köln DİTİB Genel Merkez’de düzenlenen programa, Başkonsolosluk bölgelerinde görev süresini tamamlayan Düsseldorf Din Hizmetleri Ataşesi Mustafa Üstün, Frankfurt Din Hizmetleri Ataşesi Galip Akın, Karlsruhe Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Dursun Aygün, Köln Din Hizmetleri Ataşesi Hasan Çınar, Münih Din Hizmetleri Ataşesi Mustafa Temel, Münster Din Hizmetleri Ataşesi Şaban Özbudak, Nürnberg Din Hizmetleri Ataşesi Atıf Akşit, Stuttgart Din Hizmetleri Ataşesi Cevdet Çelen ve aileleri ile Hamburg Din Hizmetleri Ataşesi Doç. Dr. Ömer Yılmaz, DİTİB Yönetim Kurulu Üyeleri Ayten Kılıçarslan ve Nihat Özkan, Genel Müdürü V. Mehmet Yıldırım, birim müdürleri ve personeli katıldı.


Sunumunu Genel Müdürü V. Mehmet Yıldırım yaptığı program, Din Hizmetleri Müşaviri ve DİTİB Genel Başkanı Sadi Arslan selamla konuşmasıyla başladı. Ataşelerin 4 yıllık görev süresini başarıyla tamamladıklarını ifade eden Arslan, “Vefa programına teşriflerinizden dolayı hepinize şükranlarımı sunuyorum. Uğraştığımız kitle mahlukatın en şereflisi olan insandır. Çok kutsal bir görevi icra ediyoruz. 4 yıllık görev süresini başarı ile tamamladınız. Yurtdışı görevinde hem muhattap kitle farklı, hem de ortam ve şartlar değişiktir.


Çünkü Avrupa’da gündem biranda değişebiliyor. 2005 tarihinden buyana Avrupa’nın gündemi değişti, bizim işlerimiz yoğunlaştı. Bu dönemle büyük işlere imza atıldı. Bu başarıda sizlerin katkısı büyüktür. Herşey fanidir, bu güzel hizmetler de fanidir. Bizler de faniyiz. Önemli olan geriye dönüp bakıldığında nasıl aldım, ne bıraktım diye sorduğumuzda hakikaten güzel intibalarla ayrılmışsak ne mutlu bizlere.


Derneklerimizin tamamına yakınını ziyaret ederek, hizmetleri yerinde müşahade etme imkanı buldum. Burada aldığım intibalarda da, dernek yönetimlerinin ve cemaatinin sizlerden memnun olduklarına ve sizlerden sitayişle bahsettiklerine şahit oldum. Hizmetlerin özünde de 2006 yılına göre 2007 ve 2008 yıllarında daha büyüme olmuştur. Bu büyümede katkınız büyüktür. Bu başarıyı hep birlikte yakaladık. Ataşe arkadaşlarım hakkındaki intibalarım olumludur. Burada yaptığınız çalışmalardan dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu başarılı çalışmalarınızın devamını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum. Ailelerinizle birlikte sağlık, mutluluk dolu bir ömür diliyorum.”dedi.
Veda eden Din Hizmetleri Ataşeleri Mustafa Üstün (Düsseldorf), Galip Akın (Frankfurt), Dr. Dursun Aygün (Karlsruhe), Hasan Çınar (Köln), Mustafa Temel (Münih), Şaban Özbudak (Münster), Atıf Akşit (Nürnberg), Cevdet Çelen (Stuttgart) yaptıkları konuşlarında duygularını dile getirdiler.
Yazı kategorisi: ANASAYFA, CEMİYET HABERLERİ, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, MAGAZİN, SAĞLIK | 1 Yorum »
Yazan: almanyahaber Temmuz 28, 2009
Öcalan’ın 15 Ağustos’a açıklayacağı paketin ipuçlarını terör örgütünün 1 numaralı ismi Murat Karayılan açıkladı. Terör örgütü PKK’nın bir numarası Murat Karayılan, 15 Ağustos’ta bir paket açıklayacak Abdullah Öcalan’ın hangi hususları gündeme getireceğine ilişkin ipuçları verdi. Karayılan Newsweek Türkiye’den Adem Demir’e konuştu. Öcalan’a değişik kesimlerden iletilen ve bölücübaşının avukatlarının açıkladığı temel maddelerle parallelik arzediyor.
“PKK değişti bölücülükten vazgeçti” diyen Karayılan, Öcalan’ın neler önerebileceğine ilişkin tahminleri sıraladı:
-Öcalan, 1921 Anayasası’na vurgu yapar. Türk ve Kürtlerin ortak yaşamda uzlaşmaları için çözümler önerir.
-Cumhuriyet’in demokratikleşmesi ve Kürt sorununda çözümün sağlanması için silahların tümden devre dışı bırakılmasını isteyebilir.
-Gerillanın durumunu da kademeli olarak sürece dâhil etmeyi planlayabilir.
-Bunun yanısıra Kürtlerin kimlik ve vatandaşlık durumlarının anayasal güvence altına alınmasını gündeme getirebilir.
Avrupa Birliği üyesi bazı devletler, Türkiye’nin birliğe üye olmasını istemiyor. Bunlar aynı zamanda Kürt sorunun çözümünü de istemiyorlar. Çünkü Kürt sorunu çözülürse Türkiye daha fazla demokratikleşir. Kaygısız bir toplum olur ve dolayısıyla Avrupa Birliği normlarını bile geride bırakabilir.
FRANSA VE ALMANYA İKİ YÜZLÜ
Böyle bir durumda Türkiye’yi birliğe kabul etmek zorunda kalabilirler. Ondan dolayı Kürt sorunun hep devam etmesini arzularlar. Özellikle Fransa ve Almanya bu noktada iyi yüzlü. Bir taraftan Türkiye’ye baskı yaparken diğer taraftan bize zaman zaman kapı aralıyorlar. Bu Avrupalıların çok kirli ve ikiyüzlü bir politikasıdır. Maalesef, Kürt sorununda 150 yıldan bu yana Avrupalıların bu politikası daha fazla geçerli olmuştur.
Demokratik özerklik örnekleri; Brüksel, Belçika ve İspanya’dır. Kürt halkının eşit, özgür koşullarda, kendi kültürel ve kimliksel gerçekliğini yaşayabilecek koşulların olmasını istiyoruz. Bir takım yasaların hazırlanması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesine ve kendi yapısındaki sorunlarını kendi kendine çözebilecek bir idari düzenlemenin yapılmasını arzu ediyoruz. Bu amaçla hataları gideren, iki toplumun birbirini kabulüne dayanan ve saygı temelinde bütünleşen, kaynaştıran bir özellik taşıyan toplumsal uzlaşma projesi imzalanabilir.
Dünyada hiçbir sorun, muhatapsız şekilde çözülmez. Mücadele ve acıyla şekillendirilmiş değerleri bir tarafa bırakarak sorunu çözmeye kalkışmak kaos getirir. Bu kabul edilemez. Muhatapsız çözüm arayışı olduğunu biliyorum. Bundan ısrar edenler art niyetli. www.internethaber.com
Yazı kategorisi: ANASAYFA, DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, HUKUK KÖŞESİ, MAGAZİN, POLİTİKA, SAĞLIK, SPOR | » yorum bırak;