HAMBURG’DA POLİS DEHŞETİ
Posted by almanyahaber Ekim 2, 2011
14 şoföre ekmek veren taksi işletmecisi Bülent Güngör Akpınar, kaza yapan aracını incelerken yabancı düşmanı polislerin hışmına uğradığını, kızı ve oğluyla birlikte kelepçelenerek tartaklandıklarını, yerde sürüklendiklerini söyledi.
HAMBURG – ÖZEL HABER
ERDAL ALTUNTAŞ – SEDAT AÇIKBAŞ
Alman polisinin önyargılı davranışı basit bir trafik kazasını, neredeyse terör operasyonuna dönüştürdü.
1973’ten beri Almanya’da yaşayan ve 20 yıldır taksi işletmeciliği yapan 44 yaşındaki Ispartalı Bülent Güngör Akpınar’ın, kızıyla birlikte şoförünün telefonu üzerine kaza yapan taksisini incelemek istemesi, kelepçelenip, 8 saat nezarete atılmasıyla neticelendi.
Evinde görüştüğümüz mağdur işadamı Akpınar, kazaya uğrayan şoför Şenol Dursun ile Mehmet (24), Figen Akpınar (22) ve vatandaşlarımızın kelepçelenip, darp edilişi ve yerde sürüklenişlerine şahit olan Ömer Solmaz kaza mahallindeki polislerin akıl almaz tutumlarının şokunu hâlâ yaşadıklarını belirttiler.
HEMEN, “SUÇLUSUN!” DEDİLER
Hamburg’da doğma büyüme ancak, “Sakaryalıyım” diyen 31 yaşındaki taksi şoförü Şenol Dursun: “Kaza anında trafik tıkanmıştı ve ben de yolda durmuştum. Yanımdan geçen bir otobüs benim ön sol teker tarafına çarptı. Hafif hasarlı bir kaza. Olay yerine polisi çağırdık, bu arada bir bayan şahitlik edebileceğini belirterek bana adresi ve telefon numarasını yazan bir kağıt verdi. Ben o kağıdı aldığım sırada polisler geldi.
Etrafa bakındılar, otobüs şoförüyle konuştular bir de bana şahitlik edecek bayanla konuştular. Sonra bana gelip direkman: “Suçlusun!” dediler. Polis benden bayanın şahitlik yapmayacağını, onun verdiği kağıdı istedi. Vermeyince, “Seni nezarete atarım!” diye tehdit etti. Ben de kağıdı polise verdim. Daha sonra yaşananlar ise inanılmazdı. Hâlâ olayın şokunu yaşıyorum.” dedi.
AMELİYATLI KIZIN ÜSTÜNE OTURDULAR
Şoföründen gelen telefon üzerine kaza yerine gidip, hasar tespiti ve kaza hakkında bilgi almak istediğini belirten 4 çocuk babası taksi işletmecisi Bülent Güngör Akpınar: “Olay yerine kızımla birlikte geldiğimde, polisin azarlamasıyla karşılaştım. Şoförümüzden aldığım bilgi üzerine avukatı arayarak, polisin şahidin adı adresi bulunan kağıdı alma hakkı olmadığını öğrendim. Polisle bunu konuşmak istediğimde yine azarlandım. Bu sırada oğlum Mehmet de kaza yerine geldi. Oğluma ve yanında gelen arkadaşına kimlik sordular. Mehmet’in kimliği yanında yoktu. Karakola götürmek istediler. Kelepçelemek isteyince, sözle müdahale ettim, beni kelepçeleyin, ona dokunmayın dedim.
Karakolu arayıp, takviye istediler. Oğlumu kahve almaya göndermek istedim, bırakmadılar, Arkadaşı getirdi, tam içerken arkamdan üstüme birkaç polis çullandı. Ellerimi arkadan kelepçelediler. Aynı şekilde yeni apandist ameliyatı olmuş kızım Figen’in ve oğlumun da ellerini arkadan kelepçelemiş yüzükoyun yere yatırmış ve üstlerine polisler oturmuştu.” diye konuştu.
Ö
LÜYORUM SANDIM
Almanya doğumlu, astım hastası olan 24 yaşındaki Mehmet Akpınar: “Bize karşı davranışlarını beğenmediğim polislere ‘insanlara karşı davranışlarınızı değiştirmek için, yeniden bir eğitimden geçmeniz gerek’ demem üzerine tüm bunlar yaşandı. Polisler zaten bahane arıyorlardı. Sen bana hakaret ettin, tutuklusun dediler. Sonra takviye istediler. Beş dakika sonra ne olduğunu anlamadan yere yatırılıp, kelepçelendik. Üzerimde 3-4 polis oturdu. Nefes alamaz hale geldim. Kafamı yere vurdular. Koluma vurdular. Bir an nefessiz kaldım. Ölüyorum sandım. Çok korktum. 7-8 saat nezarethanede kaldık. Terörist muamelesi gördük. Doktor istedik, paranız varsa, adli tıptan bir doktor gelir dediler.. Basit bir trafik kazasının bu şekilde sonuçlanması karşısında diyecek birşey bulamıyorum.” dedi.
KUSUNCA HASTANEYE GÖTÜRDÜLER
Kaza yapan şoförün telefon ettiği sırada babasıyla birlikte kaza yerine gittiklerini söyleyen Figen Akpınar, herşeyin bir anda olduğunu, olay yerinde beklerken polislerin saldırısına uğradıklarını, yerlerde sürüklenip, hakaret işittiklerini belirtti. Figen Akpınar şunları söyledi: “Yerde yüzükoyun ellerim arkadan kelepçeli halde yatarken üzerime 3-4 polis oturdu. Taze ameliyatlı olduğunu polislere söylediğim halde, bana ‘kes sesini, misststück’ (pislik) diye hakaret ettiler. Nezarete atıldığımda kendimi çok kötü hissettim. En az üç kez doktor istediğimi söylememe rağmen reddedildim. Tuvalet için izin istedim. Ardından kusup, fenalaşınca hastaneye kaldırdılar. Hastanede üç polis tarafından gözaltında tutuldum.”
YAŞANANLARIN ŞOKUNDAYIM
Olayın görgü şahidi Ömer Solmaz da, gözleri önünde meydana gelen kelepçelenme, darp edilme, yerde sürüklenme olaylarına hiçbir anlam veremediğini söyleyerek, hâlâ olayın şokunu yaşadığını ifade etti. Solmaz: “Olay basit bir trafik kazası, ölen yok, yaralanan yok. Polise saldıran yok. Polisler ise teröristlere yapılan muameleyi bu insanlara yapıyorlar. Daha da ileri giderek, kelepçeli oldukları halde hasta ve ameliyatlı olmalarına rağmen böyle insanlık dışı bir davranışa mana veremiyorum.”
Öte yandan mağdur Akpınar ailesi polisler hakkında avukatlarına vekalet verdiklerini ve ayrımcı tutumlarından dolayı polisleri dava edeceklerini söyledi.




yusuf demiş
burasi almanya insan haklarinin merkezi bak gör insan hakkini
yusuf demiş
insan haklari icin türkiye cumhuriyetinden ders alsinlar … öcalana bile böyle bir sey uygulanmadi bu ne rezalet insan degeri satisa cikmis üc kurusa bes köfte misali yaziklar olsun insanlik ayibi bu hakaret tüm türklere yapilmistir bizler sessiz kaldikca daha kötüsü olacak uyumayalim artik herkez titresin kendine gelsin önce Allaha sonra saygi deger basbakanimiza güveniyoruz bunun hesabi hukuken bu polislerden sorulmali
yasemin bozkurt demiş
insan haklarina bak hizaya gec gecsinler bu ayaklari bunlari gecsinler alman polisi önce T.C den ders alsin yaziklar olsun bu adaleti uygulamasini bilmeyen alman poislerine aslinda söylenek laf cok ama susmakta yarar var pkk yi besleyerekten para harcayacaklarina onsan haklarina harcasinlar yaziklar olsun
Mehmet Akkaya demiş
bu alman polislerinin yaptiklari artik yeter…. ……. bunlar gercekten insanliktan nasibini almamis……
ne olacak basit bir ilk okul diplamisiyla polis olmak mümkün olan bir ülkede böyle olaylarin yasanmasi yadirdamak gerekmiyor
fa. kö.