Haberin Doğru Adresi

Avrupa’da Yaşayan Türklerin Haber Sitesi

İLETİŞİM – IMPRESSUM

SAHİBİ – INHABER: SEDAT AÇIKBAŞ

sacikbas57@hotmail.com

GENEL MÜDÜR – GESCHAEFTSFÜHRER: MEHMET ALTUNYALDIZ

REKLAM – WERBUNG: (+49) 0163 811 65 53

EDİTÖRLER: ŞABAN MERCAN – MELİKE MERCAN

TEMSİLCİ – MUHABİR VE KAMERAMANLAR:

DAVUT ÇELİK: FRANKFURT

M. ALİ GÜLER: KUZEY ALMANYA

LÜTFÜ HATKOY: GÜNEY ALMANYA

ERCÜMENT AYDIN: NRW 

SVETLENA BUROW: BERLİN

ERHAN ALGAN: İSTANBUL

ORHAN AÇIKBAŞ: BİNGÖL VE ÇEVRESİ

AHMED ZABİBİ: FAS

37 Yanıt “İLETİŞİM – IMPRESSUM”

  1. aydin demiş

    HPG tarafinda düsurulen kobrayi neden haber yapmiyorsunuz sansörde sizdemi payinizi aldiniz yoksa avrupa kanalari dun aksamda beri gösteriyorlar bunu turk medyasi neden gizliyor

  2. ahmet demiş

    güzel bir site

  3. emrah kılıç demiş

    cok güzel plmuş elinize sağlık

  4. Merhaba. Sizin aracılığınızla Avrupa’daki kardeşlerime selam gönderiyorum. Güzel bir site hazırlamışsınız.

    Eğer ilginizi çekerse, internetten tefrika edilen romanımın adresi şöyle: http://kurmacabunlar.wordpress.com

  5. güzel bir haber portalı olmuş

    dilerseniz bizimkinede bakabilirsiniz

    Seçim Haberleri Sitesi

  6. MURAT demiş

    ALMANYA ya gitmek çok isterdim ama nasıl bunun en kısa yolunu bilen varsa yardımcı olabilecek biri en kısa şekilde detaylı şekilde anlatsın. gerekeni arz ederim.

  7. Deniz demiş

    merhaba siteniz çok güzel.
    mümkünse siz ile dost iste olmak istiyorum.
    kabul ederseniz memnun olurum.

  8. Deniz demiş

    ben tavsiye linkler bölümünü düşünmüştüm ama demekki uygun değilmiş.
    teşekkür ederim reklam yaptığınız için ;)

  9. düşenin dostu yok demiş

    bana yardım edin maddi olarak ne olur

  10. osman söyler demiş

    Cok güzel bir site. Ben cok istifade ediyorum. Hem Avrupa haberleri, hem de Türkiye haberleri harmanlanarak veriliyor. Hergün diger haber sitelerine bakmadan önce sitenizi okuyor ondan sonra digerlerine geciyorum.
    Emegi gecenleri tebrik ediyorum. Elinize saglik. Uzman gazeteciler tarafindan hazirlandigi her halinden belli oluyor. Kalitelisiniz, daha da citayi yükseltmeniz gerekecek. Ön siralarda yerinizi alacaginiza inaniyorum.
    Osman Söyler

  11. ABD Türkiye ye çok geniş kapsamlı bir iletişim aracı ile girerek malatyada bütün dünyaya üstü kapalı gibi görünen ancak bu üstü kapalılıkta toplumun bugüne kadar verilenlerle adeta cehalet ve neredeyse toplum beynini dumura uğratmış olmasının arkasına sığınarak bu savaşı şu an itibariylede sürdürmektedir yapılması gereken tek şey ABD nin bu savaşta kullandığı en büyük güç sinyal şaşırtması ile uçak ve elektronik kullanan silahları şaşırtmak ve etkisiz hale getimektir yapılması gereken çin halk cumhuriyeti türkiye rusya ve japonya bloğunda başta elekronik sinyal kontrolerini yapmak tam doğru bilgileri alıp bunun arkasına tüm silahları koyup dünya hakimiyeti peşindeki ve alçakça biçimini sürdürüp tek güç olmak isteyen dünyanın bu en namussuzu ABD yi bir an önce bertaraf etmektir mutlak zafer çin halk cumhuriyeti türkiye Rusya ve japonya bloğunundur avrupada kimin ne karar vereceği bilinmiyor ben bu savaşta gereken noktada orduya katılıp bu blok için gereken herşeyi yapacağım
    bu haber ve bu durum kesindir başka bu haber için hiçbir araştırmaya gerek yoktur yukarda verilen isim ve e-mail ve internet adresine itibar etmeyin

  12. abdurrahman demiş

    sizin yüzünüzden program bende alışkanlık yaptı brakamıyorum.bu program müthiş.hüznlendiriyoryer yerde coşkulandırıyor.tek kelime il çok hoş.16 yaşındayım ve saat 11 kadar bu pro ramın yayınlanmasını bekliyorum.bana lütfen mail atın tgrt ailesiyle tanış mayı çok istiyorum lütfen.

  13. ozan baykalov demiş

    Günah Çıkaran Baykalov

    Söz verdim bugünden, tövbe bir daha
    Tayyib’i ağzıma almayacağım
    Yetti gari, sevmiyorlar ki beni
    Yemin olsun kırk yıl kalmayacağım

    Şeyh Edebali’den, özür dilerim
    Onun öğütünü, nasıl silerim
    Ben sadece, düşmana diş bilerim
    Artık farklı telden çalmayacağım

    Gıdıklıyor beni, içimde dürtü
    Siyasi malzeme, bize başörtü
    Kavga etmeyecek, Türk’ü ve Kürt’ü
    Nifak tohumları salmayacağım

    Kömürel’e, daha fikrini sormam
    Kel ilaç getirse, başıma sürmem
    Ey halkım, inan ki sensiz öksürmem
    Kalp ile kafamı bölmeyeceğim

    Halk iradesine, sözümüz olmaz
    Sandıktan çıkanda, gözümüz olmaz
    Yoksa Hakk’tan yana, yüzümüz olmaz
    içim rahat saçım yolmayacağım

    Ozan Baykalov’um, yazdım şuraya
    Lafımı dinleyen, girsin sıraya
    Bu gemi bizimdir, vurmaz karaya
    Artık boş hayale, dalmayacağım

    Ozan Baykalov , ANKARA 4 HAZIRAN 2008

  14. mevlüde demiş

    başörtüsü sorunu neden seçim zamanı sorun olmuyor.başörtüsü neden ünüverstede kamu kuruluşlarında sorun,oy zamanı siyasetin simgesi olmuyormu seçim zamanı okullara girebiliyorlar adillik bu mudur

  15. Osman Tamer demiş

    Sitenizi yeni gordum guzel olmus Danimarkadan yaziyorum sevgiler selamlar sunuyorum

  16. Osman Tamer demiş

    Yurt disindaki Gurbetcilerin Holdingler tarafindan dolandirildigina yer verdigiz icin sizleri kutluyorum el birligi ile bu haydut holdinglerin pesini birakmiyalim Ama Yakinda Yimpasin Yiyim basi Dursun Uyar kodisden cikacak yine ne yalanlar soylecek yaziklar olsun onun insanligina adeta insanlarin inanciyla alay etti tabiki baska holdinglerde var bu pis isin icinde hani bunlar guvenilir iyi muslumanlardi yaziklar olsun bizlereki bu yalancilara kandik

  17. Osman Tamer demiş

    Sevgili Sedat kardesim siteniz tekrar hayirli olsun ne kadar faydali bir site olmus inanin cok hosuma gitti ellerinize saglik Danimarkadan sevgiler selamlar

  18. ela demiş

    sitenize ilk defa girdim gerçekten çok güzel

  19. Osman Tamer demiş

    Sayin Sedat kardesim sitenize uye olunuyormu ? uye olamk istedim ama bir turlu uye olamadim uye ol diye bir yer yok bilgi verirseniz memnun olurum

  20. DvDRip demiş

    Osman Tamer kardeş üye olunmuyor bildiğim kadarıyla oluuyorsa bana biri bildirsin :D

  21. Özgür KARAKAYA demiş

    KRALİÇE’NİN ARDINDAN…

    Metalar dünyası büyüdükçe insanlar dünyası küçülür
    K. MARX

    Kartel medya başta olmak üzere bütün AB ve ABD’ciler oturup ağlayacaktı. Nedense Türkiye’de hiçbir demokratik açılıma destek vermeyen AB ve diğer emperyalist güçler AKP’nin kapatma kararı üzerine uyarı üstüne uyarı yaparken işbirlikçileriyle birlikte sanki yas tutuyordu. Bu aşamada kraliçenin onca ülke varken kalkıp Türkiye’ye gelmesi şaşırtıcı olmadı. 17 Mayıs’taki (2008) gazetesindeki köşesinde İlker Sarıer’in tespitleri oldukça güzeldi. Sarıer medyayı lafı dolandırmak ve kraliçenin TC ziyaretinin altındaki gerçek nedenler konusunda aydınlatıcı olmamaktan sorumlu tutuyordu…

    Menderes’le başlayan, Demirel’le süren, Özal’la aşama kaydeden ABD güdümlü siyaset Tayyip Erdoğan’la en pervasız düzeyine ulaşmıştı. Yazara göre Türkiye’ye gelişin sebeplerinden birisi taktik nedenle; BOP çerçevesinde Türkiye’nin AKP tarafından iyice ABD çıkarlarına hizmete sokulur hale gelmesi idi. İngiltere bölgedeki enerji kaynaklarına ilişkin pastadan pay almak, pastayı sadece ABD’ye bırakmak istemiyor. Başbakan “Ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim” diyordu. Türkiye’nin büyük ölçekli TÜPRAŞ, Erdemir, PETKİM, Seydişehir Alüminyum, TELEKOM gibi en önemli varlıkları elden çıktı, sözde Avrupa Birliğine uyum gerekçesiyle toprak satışları serbest bırakılmıştı. Bölgede varlık elde eden egemen olan güç enerji kaynaklarına da hakim olacaktır.

    Türkiye demokrasisi cemaatlerin, mafyanın ve bezirgânların ellerine teslim edilmiştir.

    Sonuna kadar gidebilecek ABD’nin güdümündeki güçlü bir sağ parti her zaman sözde demokrasi nutuklarına rağmen ABD’nin işine gelmektedir. 1 Mart 2003’te meclisten geçmeyen tezkere bunun kanıtıdır. AKP daha sonraki kararının ertesinde genel seçimi büyük bir farkla kazandı. 2007 seçimlerinde yüzde 47’lik oy oranıyla ABD güdümünde yeniden iktidara geldi. Adı başından bu yana AKP’yle anılan tarikat lideri ise ABD’de emrine amade kılınan çiftlikte ve özel devlet koruması altında yaşıyordu.

    ABD imparatorluğu gölgesinde ‘imparatorluk’ düşleri adım adım devreye sokulmaya çalışılmakta. Hatırlarsanız buna benzer taktiklerden biri İngilizlerin 1850’lerde Osmanlı toprakları üzerinde başına güdümündeki sözde bir halifeyi getirecekleri “Yakın Doğu Konfederasyonu” projesiydi. Ayrıca küçük devletlere bölünmek anlamına gelen “Balkanizasyon” politikası da akla geliyor. İngiltere bölgede yeniden egemen güçlerden biri olma peşinde, gezinin stratejik yani ikinci nedeni budur demeye getiriyor aşağı yukarı bana göre Sarıer: “Kraliçenin adamları, AKP iktidarından bölgeye ilişkin bir takım isteklerde bulunmak için gelmiş olmalılardır”…

    Emperyalizmin tüm dünyada ve ülkemizde, temelinde özelleştirmenin olduğu yürürlüğe sokulan bu saldırı, aslında bir işgal harekâtından farksızdır. Öte yandan işbirlikçileri din, İman diyerek halkı uyuturken hızla kendi burjuvasini oluşturmaya çalışıyor. Bunun tipik örneği bizzat ekonomiden sorumlu bir AKP bakanı. Bilindiği gibi Unakıtan, oğlunun gümrük vergileri arttırılmadan hemen önce 4 bin ton çerezlik mısır ithal etmesini “Oğlumun tavukları var, yem onlar!” diye açıklamıştı. Aynı şahsiyetin mensubu bulunduğu partiyle kentsel dönüşüm yapacağız deyip yoksulların gecekonduları başlarına yıkılırken tapusu olmayan araziye kaçak villalar yaptırmıştır…

    Kraliçenin ziyaretinden önce yayınlanan “İngilizler 150 Bin Konut Alacak” başlıklı haber (Cumhuriyet, 05 Kasım 2007) dikkat çekiyor. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki araziler İngilizlerin ilgisini çekiyor. Türkiye’nin enerji gibi toplu konut politikası da tamamen dışa bağımlı hale gelmiştir. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketin pazarlama müdürünün açıklamasında da İngilizlerin dünyada en çok gayrimenkul alan milletlerin başında geldiği belirtiliyordu.

    Türkiye giderek hem İran’laştırılıyor, hem de başında emirlerin, şeyh’lerin bulunduğu bir Arap ülkesine benzetilmeye başlıyor.

    Türkiye gezisinde Kraliçenin first leydilerle çekilen fotoğraflarıyla birlikte birkaç ay önce Bush’un Ortadoğu gezisinde Laura Bush’un Birleşik Arap Emirlikleri’nde objektiflere yansıyan (baştan aşağı çarşaflara bürünmüş kadınlarla çekilen) resimlerdeki gibi görüntüler süsleyecekti dünya medyasını ya, Sarıer aynı yazısında büyük medyanın ikinci cumhuriyetçi yazar çizer takımını olayı sadece bu yönüyle değerlendirmekle yetinme yanlışlığına düştüğü için eleştirmişti.

    Özelleştirme, istihdam ve tarım politikalarıyla ülkemiz giderek daha bağımlı hale getirilmiştir. AKP hükümet olur olmaz tıpkı Menderes, Demirel, Özal’ın iş bitiricilik geleneğine uyarak inşaat sektörüne el attı. Duble yollarla, tünellerle, alt geçitlerle vs. palyatif çözümler aradı. Ancak halkın temel sorunlarına hiçbir sonuç getirmeyen bu kısa vadeli yatırımlar tüketimi ve dışa bağımlılığı arttırıp enflasyonu körükleyen harcamalardı. İşsizlik ve yoksulluk çığ gibi büyümüştür. Bir yandan kentsel dönüşüm ve toplu konutçuluk adı altında istimlak edilen yoksul mahallelerde ve kentlerin önemli mevkilerinde dubleks, tripleks daireler, lüküs villalar vs. inşa edilirken öte yanda sosyal devletin asıl işlev kazandırılması gereken devlet demir yollarında, tersanelerinde bakımsızlıktan ilgisizlikten iş kazaları ve kayıplar artmaya başlamıştır. Devlet TOKİ eliyle emlak pazarlamasıyla uğraşırken tamamlanmayan sosyal tesisler çürümeye terk edilip, eğitimde nitelik ve yaygınlık yerini türban tartışmaları almıştı.

    Memleketin altı üstü talan edilmektedir.

    Demokrasiyi yurtdışında “demokrasiden nasibini almamış ülke” olarak niteleyerek türban konusuna indirgeyen Başbakan, Denizli’de olduğu gibi yandaşlarınca koşulsuz desteklenmesi gereken bir lider haline sokulup adeta putlaştırılmıştır. Zamanında Amerikancı DP nasıl el öperek el üstünde tutulmuşsa aslında ABD’nin parlattığı yeni bir yıldızı olarak AKP’de cemaatlerle birlikte el üstünde tutulmaktadır. 1990’ların başından bu yana Yargıtay’ın da suç kabul ettiği hükmün işlevini yitirmesiyle birlikte nasılsa Sovyetlerin dağılmasını müteakip bir tarikat devreye sokuluvermiştir. Bu tarikatın kökenlerine temel aldığı kaynaklardaki söylemlere dikkat edildiğinde ideolojik yan ön plana çıkarılmaktadır. BOP esbaşkanı sayılan AKP lideriyle birlikte cemaat liderinin de projeyi tamamlayan unsur haline geldiği apaçıktır. 12 Eylül darbesiyle tamamen dibi kazınan ulus devletin kazanımları yok edildikten sonra din yoluyla siyaset yapan bezirgânların önü açılmaya başlanmıştır.

    Bursa gerçeği…

    Bursa, Kraliçenin ziyaretinde Başkentten sonra ikinci duraktı. Bursa gezisi üzerine çeşitli faraziyeler ileri sürüldü. Kimi Cumhurbaşkanının memleketine torpil saymasınlar diye Kayseri’nin yerine Bursa’nın seçildiğini, kimiyse şu aralar okuduğu kitapla Osmanlı tarihine merak saran Kraliçenin isteği doğrultusunda Bursa’nın tercih edildiğini belirtmişti. Yine en anlamlı ve mantıklı yorumu Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde Oktay Ekinci’nin yaptığını düşünüyorum. Ekinci’ye göre (muhafazakârlığıyla ünlü şu ara AKP’nin kalesi konumundaki bir kenti) tercih edişle “adeta 1920’lere inat gösteriler şeklinde…” yasal monarşiyle yönetilen bir ülkeden AKP’ye koşulsuz bir destek ve kim ne derse desin üstelik İzmir dururken laikçilerle bir hesaplaşma var gibi gözükmektedir.

    Bursa bu ara kapitalizmin peşkeş uygulamalarına verdiği adlardan biri olan “Yap-İşlet” modelinin en sık uygulandığı illerden biri. Bursagaz, 2004′te özelleştirilen ilk şehiriçi doğalgaz işletmesi. Başbakanın damadının yöneticiliğini yaptığı holdinge bağlı enerji şirketine devredilen kuruluş bir süre önce zam talebiyle ve yabancılara aktarılan hisselerle gündeme gelmişti. Bu tür işletmeler ürettiğinin fazlasını devlete geri satmaktadırlar.

    Bursa’nın içme suyunu sağlayan belediye kuruluşunun tamamen özelleştirilmesi ise bir süre önce gündeme gelmiş bu konu uzun süre tartışılmıştı. Bugün Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanan ulaşımın en pahalı olduğu illerden birisidir Bursa. Bursa Büyükşehir Belediyesinin icraatlarından birini duyuran bir haber geçenlerde dikkatimi çekti. Haberde “Büyükşehir Belediyesi Terminal bitişiğindeki 94 bin metrekarelik arsasını uluslararası bir market zincirine sattı” deniyordu. Kısa bir süre önce yine kent merkezi olarak ayrılan önemli bölgede açılan alışveriş merkezinin 30 yıllığına cüzi fiyatla yap-işlet-modeli yoluyla işletme hakkının bir tanesi yerel medya patronu olan 2 holdinge verilmesi de Oktay Ekinci’nin vurguladığı bir gerçeği ortaya seriyor, Ekinci “Bursa’ya TMMOB reçetesi” başlıklı 25 Ekim 2007 günlü yazısında sempozyumun bildirgesinden bir alıntıyı aktarıyordu: “Kentsel rantın paylaşılmasında medya kullanılmakta, bağımsız gazetecilik gün geçtikçe zorlaşmaktadır”. Sadece Bursa’nın değil bu Türkiye’nin de bir gerçeğidir…

    Bursalılar toplu konutçuluk adı altında da ilginç uygulamalara tanık oldular.

    Milyonlarca metrekarelik arazinin yabancılara satıldığı dönemde AKP’li Bursa belediyeleri de sosyal devlet ve belediyecilik anlayışıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan projelere girişti. Sanırım bunlardan en ilginci de Hikmet Şahin’in yönetiminde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamasıyla gerçekleşti. Hamitler adlı toplu konut alanındaki konutların konumuna göre hak sahiplerine dağılımını gösteren planın kura çekiminin ardından değiştirildiği ortaya çıktı. Isıtma ve elektrik donanımı tamamlanmadan hak sahiplerine teslim edilen kent merkezine oldukça uzak Hasanağa bölgesindeki toplu konutlar Bursa dışındaki kişilere bile pazarlandığı halde beklenen ilgiyi görmedi. Yıldırım’da kestane ağaçlarının bulunduğu 3.derecede doğal sit alanı olan bölgede imar planı değiştirilerek yapılan villa tipi lüküs konutlar ise dar gelirlilerin ihtiyaçlarına dönük olmaktan uzaktı.

    Velhasıl toplu konut ve kent meydanı fiyaskosunun ardından başka bir tanesi de bir süredir yapımı süren ve açılmasında pürüzler ortaya çıkan yeni Yaş Sebze ve Meyve Hali. Kent içinde kaldığı yoğun trafik ve çevre kirliliği yarattığı için çalışanlara ve çevredekilere kabir azabı yaşatan eski halin yerine geçecek Görükle beldesi civarındaki yeni halin Bursa’nın Gürsu ilçesinde kısa süre önce Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’ndan aldığı ruhsatla faaliyete giren hal nedeniyle ilgiyi yeterince görmeyeceği de söyleniyor.

    AKP ve Bursa’daki kıyım politikası…

    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin personel politikasının ise AKP politikalarından farkı yok. AKP’nin seçimlerde belediye başkanlıkları için aradığı yüksek okul mezunu olmak, dürüstlük, liyakat gibi kriterleri nedense daha sonra bizzat belediye başkanları tarafından Başbakan’ın “kendi kadromu bal gibi atarım” sözleri doğrultusunda değişti. Sağlık ve eğitim alanında binlerce atama yapıldı. Samsun’da ve en son Eskişehir’de gençlik ve spor müdürlüğü ile sağlık müdürlüğü il personel müdürlüğüne imamlar getirilmişti. Bursa basınında pek yankı bulmamasına rağmen Tüm-Bel-Sen Bursa Şubesi’nin açıklamasıyla Bursa Büyükşehir Belediyesinin garip uygulamaları da kamuoyuna yansıdı. Bir haberde Hikmet Şahin yönetimindeki belediye aleyhine belediye çalışanları tarafından atamalar ve görev yeri değişiklikleri nedeniyle 200’ü aşkın dava açıldığı belirtiliyordu (Kent gazetesi 2 Ağustos 2007). Örneğin iletişim fakültesi mezunu Tamer Uysal, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde görevliyken Hal Müdürlüğü binasına yollanmıştı. Uysal’a ise burada makbuz kestirildiğine işaret ediliyordu…

    Türkiye’nin başta eğitim, sağlık gibi onca sorunu varken AKP’nin uyguladığı ekonomi politikasıyla iç ve dış siyaset anlayışının ne kadar yanlış ve halkın yararına olmadığı açıktır. Siyasal ve sosyal rant üzerine kurulu popülist, Cüneyt Zapsular, Unakıtanlar, Offer’lar, alidibolar ve benzeri isimler üzerine kurulu politikaların geleceğe ilişkin hiçbir umut verici yanı bulunmamaktadır. AKP sadece muhafazakârlığı ve tüccarlığı ile övünmektedir. Türkiye’de sıranın otoyollar, köprüler, barajlar, şeker fabrikalarına geldiği görülmektedir. Halkın sosyal güvenliğinden sonra onların toplumsal yaşam alanlarını kısıtlamak fütursuzluğun dik alası olacaktır.

    Osmanlıya başkentlik yapan ve sahip olduğu anıtsal eserlerle “Osmanlı tarihinin dibacesi” addedilen Bursa’da, M.Kemal, 5 Şubat 1933’te ünlü “Bursa Nutku”nu dile getirmiştir. M.Kemal’in şu sözleri ise akıldan çıkarılmayacak anlamla doludur:

    “Bu ülke batının emperyalizminden doğunun da vicdan sömürüsünden kurtulursa ancak o zaman aydınlık günlere kavuşur”.

    Özgür KARAKAYA/Bursa
    ozgkara@hotmail.com

  22. habermerkezi demiş

    isterseniz link paylaşalım ortak bloglayalım.

  23. ali polat demiş

    öncelikle sizi yapmış olduğunuz haberçiikten dolayı kutlarım. benim sizde ricam uzun yıllar önce büyük ……….
    Sayın Ali Polat, size yardımcı olmak amacıyla cevaben bir mail attım, geri döndü.

  24. klip demiş

    harika bir site yapmışsınız sizi tebrik ederiz.
    haberincele.com a bakınız.
    nasıl yardımcı olabilirz birbirmize acaba diye düşünebiliriz ?
    (TEŞEKKÜR EDERİZ.. SİZİNKİ -GÖRÜNTÜ AĞIRLIKLI OLARAK- DAHA ŞAHANE OLMUŞ. BİZ DE SİZİ TEBRİK EDERİZ.)

  25. ERDAL demiş

    UYGUR TÜRKLERİNE DOKUNMA !!! KAHBE PKK YA YÖNEL!! SOYDAŞLARIMIZI RAHAT BIIRAKIN REHBERİMİZ KURAN HEDEFİMİZ TURAN OLSUN !!ülküdaşlar çin kominzmine karşi mücadele eden uygur türklerinin türkiyede yabancılar şubesi tarafından gözaltında alınasını kınıyorum antalya yabancılar subesnde asala militanlarına karşı mücadele veren yiğit uygur türkü gayrek kasımı 10 gündür göz altında tüm ülküdaşların uygurlara yapılan baskıyı kınamasını istıyorum yabancılar şubesıni özmü öz türk olan özgür uygurları göz altına almasını kınıyorum gayret kasım için özgürlünün verilmesi ıcın bu kampaya ya katılın antalya yabancılar şubesine ve ankara yabancılar şubesine özmü öz türk olan uygur türklerini kızıl çin kominzmine yardımcı olduklarından dolayı kınıyorum ÜLKÜCÜ İŞÇİLER İST İL BAŞKAN YARDIMCISI ERDAL kartal :05554709811

  26. ismail dengiz demiş

    BAGIMSIZ DEVLETİN SEVĞİ MİSALİ VARMI BU BAYRAMIN EŞİ EMSALİ PAYİDAR KALACAK YILDIZ HİLALİ YAŞA CUMHURİYET,YAŞA ‘ATATÜRK’

    Kayapalı Emlak Ofisi
    İsmail Dengiz

  27. sahın demiş

    baba supersın ya oldu valla arkadaslar aynen girin kodları oluo

  28. BENI DUYAN VARSA BANA BAGLANSIN TR HAKKINDA COK SEY BILIYORUM
    BEN ULKUCUYUM
    ALLAHINA KADAR YAZAR BENIM ARABAMIN ONUNDE
    BEN ALLAHIN KULUYUM

    TURAN REMZI 05357247124

  29. youtubegirr demiş

    emegine saglık siten güzel olmus. link değişimi yada çapraz link değişimi istermisin bekliyorum zalim_yillar0480@hotmail.com bu msn adresini eklersen sevinirim
    (???)

  30. edıp sezgın demiş

    kıredı kartı borcum dan dolayı bobreyımı satmak ıstıyorum 65000 ytl karsılıgında saglıklıyım sıgara hıc ıcmedım ılgınen lerın royal_kozmetik@hotmail.com adresıne basvursun

  31. HÜSEYİN TUNC demiş

    HANGİ ÜLKELER TÜRK VATANDAŞINA ÇİFTE VATANDAŞLIK HAKKI VERİYOR LÜTFEN BİLGİ VERİNİZ…
    (HÜSEYİN BEY, BİLDİĞİM KADAR 27 AB ÜLKESİ, TÜRKLERE ÇİFTE VATANDAŞLIK VERMİYOR.. ALMANYA VERMİYOR, BUNU KESİN BİLİYORUM. DİĞERLERİNİ BİLEN VARSA LÜTFEN BU BÖLÜME MESAJ ATSIN. ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER)

  32. AYDIN demiş

    selamun aleyküm, KÖLN DITIB MERKEZ CAMIYE bagli weissenburg fatih cami haberlerini ve etkinliklerini yapiyorum. Haber videolarini ve resimlerini bu sitede de yayinlayabilirmiyiz. tesekkürler

    (VE ALEYKÜM SELAM.. HABER VE FOTOĞRAFLARINIZI sacikbas57@hotmail.com ADRESİNE GÖNDEREBİLİRSİNİZ, TEŞEKKÜRLER)

  33. antepli demiş

    Deniz feneri reicht nicht aus zum Beispiel gerissene Leute hervorkommen und alle Schwindler wollen die Bevölkerung ausrauben
    kommende Geschenke nicht nötig sagende Gelder landen in der Hosentasche scharfsinnige verbreiten sich

    Deniz feneri yetmedi hele onu örnek alan kurnazlarda cikti herkes halki soymaya calisiyor ve sizide kandiriliyor simdide halki dolandirmaya deil firsat yarrarlanan calisanlar basladi.gelen bagislarda mabuza gerek yok diyenlerin paralarii cebe atan uyaniklar cikti…

    Ditib Muhasebede SIKANDAL…Vatandas Ditib merkeze bagis icin gidiyor Vergi iadesinde kullancakmisiniz emeklimisiniz diye sorular solup bagislarin vergi konusunda gecmedigi soylenip makbuz kesilmiyor.Tabiki bunu ditibin uygulama degil oradaki calisanin kurnazligi bu sayede makbuzsuz bagislari kendi cebine indirmis..Ditib bu konuda birtakim sorusturma baslattimi sakliyormu…

    (EDİTÖR: BU ÇOK CİDDİ BİR İDDİA, LÜTFEN POLİSE BAŞVURUNUZ VE ŞİKAYETİNİZİ YAPINIZ. AKSİ TAKTİRDE DİTİB YÖNETİCİLERİ SİZİN HAKKINIZDA DAVA AÇACAKLAR, HABERİNİZ OLSUN)

  34. Fatma Gezginci demiş

    Internet sitenis cok güzel, basarilarinizin devamini dilerim, tebrik ederim.

    (TEŞEKKÜR EDERİZ, TEVECCÜHÜNÜZ)

  35. Sabahattin Talu demiş

    BATAKLIĞI KURUTMAK

    Türkiye, yaklaşık 25 yıldır PKK terör örgütü ile mücadele ediyor. Bu dönemde 35-40 bin insanımızı kaybettik. Ülke olarak, çok büyük maddi ve manevi kayıplar yaşadık ve maalesef ki yaşamaya da devam ediyoruz. Adına, “Kürt Sorunu”, “Kürtçülük Sorunu”, “Terör Sorunu”, “PKK Sorunu”, “Güneydoğu Sorunu”, “Bölücülük Sorunu”, her ne derseniz deyin, ortada gerçekten çok önemli bir sorun var ve kolay kolay çözülebilecek gibi de görünmüyor.

    Bunca verilen mücadeleye rağmen sorun yıllardır çözülemediğine göre, çözümün olası çarelerini farklı alanlarda da aramayı ve sorunun kökenine inerek uzun vadeli akılcı stratejiler geliştirmeyi ve bu stratejileri bıkmadan, yılmadan, usanmadan, ısrarla uygulamayı kaçınılmaz kılıyor.

    Teslim olan veya yakalanan örgüt mensuplarının, örgüte katılışlarına dair verdikleri ifadeler, bu konuda son derece önemli ve belirleyici. Örgüte katılış gerekçeleri, genellikle, en başta “eğitim eksikliği, işsizlik, yoksulluk, yaşam ve geçim koşullarının zorluğu ve nihayet aile ilgisizliği” olmak üzere, “arkadaş ve akraba telkininin yanı sıra, kısmen kan davasından kurtulma ve özellikle bayanlarda görülen aile baskısı, aile içerisinde değer verilmeme, zorla ve genç yaşta evlendirilme” gibi çeşitli sosyolojik, kültürel ve ekonomik koşullar olarak açıklanıyor.

    Tüm bu olumsuz koşulların, örgüt için bulunmaz bir nimet olduğunu ve örgütün bu olumsuz koşullardan azami seviyede faydalanarak bir anlamda bataklıktan beslendiğini görmek ve anlamak için de âlim olmaya gerek kalmıyor.

    “Eğitim eksikliği, işsizlik, yoksulluk, yaşam ve geçim koşullarının zorluğu ve aile ilgisizliği” gibi gerekçelerin en büyük sebebi, ortak paydası ve tek kaynağı ise bölgedeki sürekli artan ve durmak bilmeyen “NÜFUS”. Nüfus arttıkça olumsuz koşullar katlanarak daha da artıyor.

    Dikkat ederseniz, Doğu’da ya da Batı’da yaşasın, Kürt kökenli herhangi bir ailenin nüfusu genellikle 8 ya da 10 kişiden oluşuyor. 40 yaşına gelmiş, 20 yıllık evli bir babanın ortalama 8 çocuğu bulunuyor. Bu babaların azımsanamayacak bir kısmının 3 ya da 4 eşli oldukları da unutulmamalı. Çocuklarının yaşlarına göre sırasını bilmeyen baba ve anneler, 60-70 toruna sahip olup da, bırakın isimlerini, hangi çocuğundan olduğunu bilmeyen dedeler, anneanne ve babaanneler var bölgede. Gidenler, görenler bilirler, sokaklar, sokak araları, yüzlerce, boy boy, kız ve erkek çocuklarla dolup taşıyor. Bu durumda anne ve babalar, doğal olarak çocuklarına sahip çıkamıyor, okutup sağlıklı büyütemiyor ve sonuçta çocuklarını yarınlara güvenle hazırlayamıyor.

    “Sosyal Devlet” açısından bakıldığında ise durum, kat be kat zorlaşıyor ve içinden çıkılamaz vahim bir hal alıyor. Her semte on’larca okul, on’larca sağlık ocağı, yüz’lerce iş yeri açmanız mümkün değil. Açsanız donatamaz, açıp donatsanız çalıştıracak kalifiye personel bulamazsınız. Bırakın Doğu’yu, Türkiye’nin en gelişmiş, en modern şehrinin, en lüks semtinde dahi böylesi bir örnek, böylesi bir imkân yok zaten.

    Kürt nüfus artış hızının yüksekliği ve dolayısıyla çocuk sayısının çokluğu, teröre malzeme olmanın haricinde, çeşitli olumsuz sonuçları da beraberinde getiriyor. Ülkede yaşanan ve en önemli toplumsal sorunlardan biri haline gelen “kap-kaç, hırsızlık, gasp, soygun, uyuşturucu ve tiner bağımlılığı ve satıcılığı” gibi bu türden adi suçların, genellikle Kürt çocukları/gençleri tarafından işleniyor olması, büyük bir tesadüf olmasa gerek. Yoksa, Kürt çocukları suç işlemeye daha mı yatkınlar, daha mı gönüllüler veya daha mı kolay kandırılıyorlar! O halde, sokaklarda yatıp kalkan, çevreye zarar veren, kanunsuz işlere bulaşmış binlerce Kürt çocuğunun, gencinin oluşturduğu çeteler nasıl açıklanabilir!

    Aslında, teslim olan veya yakalanan örgüt mensuplarının verdikleri ifadeler, bunu ve sebeplerini net olarak ortaya koyuyor, açıklıyor; “eğitim eksikliği, işsizlik, yoksulluk, yaşam ve geçim koşulları ve nihayet aile ilgisizliği”.

    Sonuç olarak; mevcut sorunların en temel sebebi, kaynağı ve tetikleyeni olarak karşımıza çıkan “yüksek nüfus artışı”, başta PKK terör örgütüne terörist olmak üzere, kap-kaç, hırsızlık ve uyuşturucu çetelerine de eleman potansiyeli yaratıyor ve bu nedenledir ki “Bataklık”, maalesef ki bir türlü kurutulamıyor.

    Sabahattin Talu
    sabahattintalu@gmail.com

  36. ruzgar demiş

    Merhaba Ben Ruzgar Iraklim Ama Austuryada Otryorum Ben Bir Ftbolcuyum 19 Yas Alti Austuryanin Birinci liginde Oynyorum BNZ Tirolda Benim Doum 24.11.1990 Ben Turkiede Ftbol Oynamak Istiyorum Kim Yardm edecek Bana Bilmiyorum Cok Iyi Bir Ftbolcuyum Simdi Austuryada Cok Takm Beni Istiyor Ama Burda Kalmak Istemiyorum Insalah Bana Yardm Edersiniz Bu Benim Austuryada Cep Telefonum 004369919052772 buda Benim Imel Adressim lional_messi@yahoo.com
    saulun?

  37. erdal demiş

    slm siteniz gercekten cok guzel hazirlayanlara tesekürler benim bi sorunum vardi belki birileri yardimci olur ben klevede oturuyorum türk ehliyetim var degistirmem lazim klevede yabancilar icin bir ofis varmis adini bilen varmi varsa yardimci olursa sevinirim tesekurler

    (TÜRK EHLİYETİNİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN VERKEHRSAMT’A – ULAŞTIRMA/TRAFİK DAİRESİ – BAŞVURMANIZ GEREKİYOR.. ORADAN SİZE BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE GÜZEL BİR AB EHLİYETİ VERİYORLAR)

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>