Haberin Doğru Adresi

Avrupa’da Yaşayan Türklerin Haber Sitesi

PİLOT YORUMU

HAVAYOLLARI KÜÇÜLÜYOR

Dünyanın en büyük havayolları birleşiyor… Birleşmek için kendilerine partner bulamayan havayolları ise ya iflasın eşiğindeler yada çoktan iflas bayrağını çektiler.

Tüm Havayolları yönetimleri’nin son derece dikkatli ve radikal kararlar almaları gereken bir dönemden geçiyor…Tabiri caizse Havayolları yönetimleri bin düşünüp bir hareket etmek durumundalar. Dünyanın en köklü havayolları dahi birer ikişer kapılarına kilit taktıkları bu zamanda Türkiyede’ki havayolları’nında bu krizden etkilenmemeleri beklenemezdi ve nitekim öylede oldu…

Küresel kriz Türkiyede de kendini hissettirdi ve hissettiriyor. Ben Türkiyedeki havayolları yöneticileri’nin sadece Türkiye şartlarını değil Dünya şartlarını değerlendirerek bu krizden en iyi şekilde çıkmanın yollarını bulacaklarına eminim.

Dünyada en çok adını telaffuz ettiren havayollarından biri olan RYAN AİR belki sizlere örnek olur diye bu şirket yöneticileri’nin aldığı çok önemli ve radikal kararları hakkında yaptığım araştırmamı paylaşmayı uygun buldum.

Ucuz bilet sunan Havayolu RYAN AİR önümüzdeki kış 20 uçağını geçici olarak Hava Trafiğinden çekeceğini açıkladı…Bunun ana sebebi olarakta, kışın azalan yolcu sayısını ana neden olarak gösterdi. Mantıklı olarak uçmayan uçakların personelini el altında bulundurmak ve Uçakların bakımlarını yaptırmak şirket için büyük bir maddi külfet olacağından şirketin, kışın filosunu küçülterek, yüksek sezonda tekrar eski haline getirme fikri bana göre hiçte fena görünmüyor.

Biraz daha ayrıntıya girecek olursam, Her geçen gün artan kerosin fiyatlarına paralel olarak artan bilet fiyatlarını düşünmek mümkün değil…Bunun nedeni ise şüphesiz REKABET…Bunu RYAN AİR’da bu şekilde düşünmüş olacakki, geçtiğimiz sene 300 Milyon euro artan kerosin giderleri şirkete kemerleri sıktırma politikasına itmiş. Bir havayolu’nun bir senede 300 milyon euro artan gideri olmasını havayolları yönetimleri benden daha iyi analiz ederler diye düşünüyorum. Durum böyle olunca 20 uçağın kızağa çekilme fikri kaçınılmaz bir gerçek oluyor.

Öğrendiğim kadarıyla RYAN AİR Havayollarına ait, Filolarında 40 uçak bulunuyor. Bu uçakların şu anda 7 tanesini Londra’daki havaalında kızağa çektiler bile… Türkiyede’ki şirketlere buradan Ryan Air’ın şu anda hangara çektikleri 7 uçağını kiralamak isteyenler olursa acil irtibata geçmelerini öneriyorum…Bunun dışında önümüzdeki kışa dek 13 uçak daha trafikten çekileceği için onları kiralamakta mümkün diye düşünüyorum.

Türkiyemizin Havayollarına krizden en iyi şekilde çıkacaklarına olan tam inancımı belirterek önümüzdeki sezonun tüm sektör adına bol kazançlı geçmesini diliyorum…

Volkan SÜRMELİ

———————————-
volkan-s.jpg     

Avrupa’da Pilotaj ve İş !  Volkan SÜRMELİ
volkan@skysunhaber.com
 

Sizlerden aldığım elektronik postaların bir çoğunda Avrupa’da Pilotaj eğitimi ve çalışma koşulları hakkında bilgi istiyorsunuz !  

İçinizden bazılarınızın sorularına bizzat telefonla arayarak yanıt vermeye çalışmayı denesem de soruların ve okuyucuların çokluğu nedeniyle bu yazımda bu konuya değinmek istedim.

Öncelikle konu başlığımızdan başlamak istiyorum. Avrupa’da pilotaj eğitimine başlamak için düşünmekte olan adayları Avrupa’da nelerin beklediğine kısaca göz atalım. 14 SENEDİR Almanyada yaşayan ve çalışan birisi olarak bu konuda sizlere önemli mesajlar vermek istiyorum.

Gerek kanunları (EU) gerek mentalite olarak Avrupa Ülkeleri birbirlerine çok benzemektedirler. Arada sadece çok ufak teferruatlar gizlidir. Ben teferruatlara girmeden sizlere buradaki eğitim kalitesi açısından kaliteli eğitim verildiğini söyliyebilirim. Bu kaliteli eğitim, neleri içeriyor diye soracak olursanız; bakımlı uçaklar, eğitimli personel ve son model teknoloji ! Bu konuların Eğitime etki eden önemli faktörler olası açısından üzerinde durulan ayrıntılardır. Bunların dışında eğitimden önce Pilotaj öğrencisi adayına uygulanan testler var. Yani cebine her para koyup okulun kapısını çalan kişi Pilot olamıyor !

Okul tarafında size bir dizi testler uygulanıyor. Bu testleri geçen kişiler eğitime alınabiliyorlar. Çok açık şekilde ifade etmek gerekirse bu testler bence son derece önemli ve acı gerçekle tanışılması gereken en önemli safha ! Bu safhaya daha fazla girmek istemiyorum ancak Pilot olamaya karar verenlerin bu testi yapması gerektiğini hem kendileri hemde ileride taşıyacakları yolcular için yapması gerektiğini yinelemek istiyorum.

Gelelim Avrupa’ya geliş konusuna! Burada eğitim yapabilmek için eğitime başlayacağınız okulun sizi konsolosluk aracılığı ile davet etmesi gerekiyor. Bunun için ise Türkiye’de yerşik düzeniniz olduğu konusunda konsolosluğu ikna edecek belgelere ihtiyaç var ! (Tapu vs.) İlk etap’ta alacağınız vize ile buraya geldikten sonra kalacak yer konusu diğer bir problem ! Bu konuda eğitim alacağınız okul tarafında yönlendirileceksiniz.. Başka bir sorun ise lisan ! Eğitim alacağınız Ülkenin lisanını iyi derecede bilmiyorsanız o Ülkede eğitim almayı aklınızdan dahi geçirmeyin ! Eğitiminizin büyük bir bölümü her ne kadar ingilizce olarak sunulsada Ülke lisanını konuşabilmek çok büyük bir avantaj. Eğitiminiz boyunca karşılaşacağınız çok önemli bir problem olursa bunu derhal Türk Konsolosluğu ile paylaşın !

Ancak Avrupa genelinde Kanunların sıkı şekilde uygulandığını düşünürsek önemli bir sorunla karşılaşma ihtimaliniz düşük ! Eğitiminizi tamamlayıp bir yerde çalışma konusuna gelince!

Avrupa’da 200 saatle eğitimini yeni tamamlayıp’ta havayolları’nın kapısını çalan, Avrupa Ülkesi vatandaşı olmayan kişilere pek sıcak bakılmadığını söylemeliyim. Bunun çok fazla nedenleri var ve bu nedenlere burada değinmek istemiyorum. Ancak eğitiminiz esnasınsa yada sonrasında Avrupa Ülkesi olan biriyle evlenipte buraya yerleşmeniz söz konusu olabilir! Bundan sonra yaklaşık 2 sene içerisinde sizde o Ülke vatandaşlığına müracat edebilir ve toplam 4 sene içerisinde Avrupa Birliği vatandaşı olabilirsiniz. Ancak bunu yaparken o Ülkede yaşayan Avrupa birliği vatandaşı Türkler’den şaşmayın derim.

Alacağınız eğitim ve eğitimi sunan eğitim kurumu hakkında teferruatlı bilgi sahibi olmadan asla önünüze konacak kağıtlara imza atmayın. İçeriğinde şüphelendiğiniz yada tam anlamadığınız bir belgeyi gerekirse bir başkasına okutmadan asla kabul etmeyin !

Yolunuz Almanya’ya düşerse kapısını çalabileceğiniz SKYSUN HABER’ de görevli dostlarınız olduğunu unutmayın.

Sanırım son söz olarak sizlere söylemek istediğim cümle şu olacaktır; DO NOT FLY, BE A PİLOT !…

Bu cümleyi iyice düşünüp ne demek istediğimi anlamaya çalışmanızı dileyerek her şeyin gönlünüzce olmasını diliyorum.

 

ATC VE PİLOTLAR 
31.01.2008
PİLOT VOLKAN SÜRMELİ’NİN YORUM YAZISI
Hava trafik kontrollüğü yapan ve kısaca ATC olarak tanınan görevliler, Pilotlar ile çok iyi bir uyum içerisinde çalışması gereken, sektörün en önemli çalışanlarındandır. Hava trafik kontrolü yapan ve kısaca ATC olarak tanınan görevliler, Pilotlar ile çok iyi bir uyum içerisinde çalışması gereken, sektörün en önemli çalışanlarındandır. ATC’de görev yapan değerli arkadaşların çok titiz ve uzun süren bir eğitimden geçtiklerini ayrıca yaptıkları işin aşırı dikkat isteyen, bir meslek olduğunu da anti parantez eklemek isterim…

Özellikle yoğun hava trafiği bulunan hava sahalarında kulede uçakların güvenle havaalanlarına inip kalkmalarını sağlayan, onlara direktifler veren, kısaca tüm hava ve pist üzerindeki trafiğin düzenini sağlayan arkadaşların işlerine saygı duymamak mümkün değildir. Dünyanın tüm Ülkelerinde ATC ve Pilotlar çok uyumlu bir ikil olmuş ve hava sahasında bu ikilı arasınsa geçen telsiz konuşmalarında zaman zaman espriler yapılarak havadaki stresli çalışma ortamından pilotların bir an için dahi uzaklaşmaları sağlanmıştır.
Türkiye’de hava trafiğinin yoğun olduğu Atatürk Havalimanında’da bu tür esprili telsiz bağlantılarına bir kaç sefer denk geldiğimi ifade etmeliyim… Ancak geçen hafta Türkiye’de yapmış olduğum uçuşlarda şahit olduğum ve beni derinden yaralayan bir olayı sizlerle paylaşmak isterim… Özellikle Atatürk Havalimanı sahası ile Sabiha Gökçen hava sahasında meydana gelen kule, uçak telsiz kayıtları, öyle yenir yutulur cinsten değildi.
Geçtiğimiz on gün içerisinde yaptığım yoğun uçuşlarda bu konuşmalara sıkça rastlamam derhal bu yazıyı hazırlamama neden oldu. Öyleki kusursuz talimatlarla uçakları yönlendiren ve Türk misafirperverliğini adeta bu sektörde de ortaya koyan Hava Trafik Kontrollüğü yapan çalışanların içinde bir iki tane kendini bilmez, ağzından çıkana dikkat etmeyen ve isimlerini’de not ettiğim şahısların varlığı Havacılık sektöründeki ATC görevini yapan güzide insanlarımızın içerinde kanayan bir yara olarak devam etmekte…
Öyleki isimleri belli olan bu iş güzarlar, uçakları kafalarına göre hafif uçaklar ve Havayolları diye iki sınıfa ayırmışlar.! Bununlada yetinmeyip, benim görev yaptığım zaman içerisinde, bu meydana ( S.G.H.L ) hafif uçak gelmesin, buralarda çalışmasın nereye giderse gitsin, ne yaparsa yapsın mantığını gütmüşler.! Hatta S.G.H.L ‘da görevli Kuleci arkadaşım, Hafif uçaklarla eğitim veren eğitimcilere meydan okuduğunu bilmekte ve bu konuyu hazmedememekteyim.
S.H.G.M ‘nün yayınlamış olduğu genelgeyi tanımayan ve kafalarına göre yeni genelge ortaya koyan bu arkadaşlar oturdukları koltukları çok sağlam görmekte ve yerleri doldurulamaz olarak düşünmekteler. Böyle düşünenlere şimdilik sadece gülüyorum Konuyla ilgili ilk yazım olan bu yazıda şahısların rencide olmamaları için isimleri telaffuz etmeme kararı aldm. Ancak ileriki günlerde çok somut şekilde bu şahısları Tüm Türkiye’nin tanıması konusunda isim vermekten çekinmeyeceğimide eklemek isterim.
Öyleki Havayollarına Pilot yetiştiren ve içerisinde binlerce uçuş saatini geride bırakmış yaşları 28 ile 62 arası değişen idealist insanların bulunduğu uçak Pilotlarına, Eğitimcilerine, Öğrencilerine ve Şirket sahiplerine yapılan saygısızlık, hakaret ve sorumsuzluğun hesabını elbette sorarız. Tekrar ediyorum, İstanbul Havalimanlarındaki sadece bir kaç kişinin Tüm ATC çalışanları ile özleştirmeden bu yazıyı yazıyorum. Hepimizin bu çatı altında SAYGI çerçevesinde Havacılık’tan zevk alarak işlerimizi bizlere yakışam şekilde yapmamız gerektiğini hatırlatmak isterim. Saygıdan kast ettiğim ise sadece tek kelime ve o kelimenin uygun tonla söylenmesi. yani HOŞ geldiniz… Tıpkı Airline Pilotlarına söylendiği şekilde uçakları hafif uçak burada uçmasın diye sınıflandıran zihniyet, havada bir can taşıyan Pilotun belki de kötü hava koşulları yüzünden berbat bir uçuş geçirerek tam sığınacak bir yuvaya kendimi attım diye sevinirken kuledeki görevlinin bu hafif uçakta nereden çıktı şimdi bu yoğun trafiğin içerisinde mantığı ile kullandığı sivri kelimeler havadaki pilotun tüm psikolojisini alt üst etmeye yeterde artar bile. Kötü psikolojinin konsantrasyon eksikliğine yol açacağı ve bununda facia doğurabileceğini eklemek isterim…
ATC çalışanları olarak sizlerin kullandığı her kelimenin tüm uçuşu süresinse Pilotun kafasına saplanan bir çivi olduğunu lütfen unutmayın. ! Frankfurt hava sahasında dahi hafif uçakların meydanı dilediği gibi kullandığını ve gayet iyi karşılandıklarını belirtmek isterim. Almanya’nın en büyük hava limanı olan Frankfurt hava limanı son derece dar bir hava sahasına sahip olduğu halde hafif uçakların ki bunlara Ultra Light ‘ta dahil özgürce, fırça yemeden, uçmaları neye hikmektir sizce ? Uçakları hafif uçak diye sınıflandıran zihniyete bir kez daha o uçaklarda’da insan hayatının olduğunu hatırlatarak gelecekte bu tür tatsız olayların yaşanmamasını temenni ediyor. Havacılığı ve içerisindeki tüm şahısları birbirlerine karşı SAYGI çerçevesi içerisinde hareket etmeye davet ediyorum…

İleride olumsuz hareketleri yüzünden üzücü bir olayın yaşanması halinde bunun en sıkı şekilde takipçisi olacağımızı hatırlatarak Tüm Pilotlara ve Atc çalışanlarına mensubu oldukları havacılıkta kazasız ve eğlenceli uçuşların olduğu günler diliyorum…
Volkan SÜRMELİ  

 

2. DEV UÇAK TESLİM EDİLİYOR !

Skysunhaber – 08.01.2008 08:17 2. Dev uçak Airbus A 380 Singapur Havayolları’na planlanan’dan önce teslim ediliyor…SKYSUN HABER ARAŞTIRDI…

Global Havacılık Haberlerinin gerçek adresi Skysun Haber olarak Dünyadaki gelişmeleri sıcağı sıcağına ayağınıza getirmeye devam ediyoruz. Değerli Okuyucularımız, Havacılık Haberleri verdiklerini iddaa eden, ancak dedikodu’dan başka bir şey veremeyen bir site, dün yayınladığımız ve Türkiye’de büyük yankı uyandıran, ” American Airlines’a FÜZE SAVUNMA SİSTEMİ ” haberimizi kaynak göstermeden yayınlamıştır. Bu site yöneticileri tarafından benimsenen Türkiyemizin Günlük ve internet gazetelerinden haber alıp kaynak göstermeden sitelerine kopyalamaya habercilik diyen bu kişileri siz Değerli okuyucularımı’zın en iyi şekilde cezalandıracağına inancımız tamdır. SKYSUN HABER Sitesindeki tüm personelin en az 2-3 dil bilmesi ile Tüm dünyanın basın ve yayın organlarını en iyi şekilde değerlendirerek sizlere en yeni ve ilginç haberleri vermeye devam edeceğiz. Bu bilgi hırsızlarını ve üretme kabızlarınıda sizlerin taktirine bırakıyoruz.Avrupalı Uçak üretici Dev’i AİRBUS, Singapur Havayolları için hazırladıkları Dünyanın en büyük yolcu uçağı olan A 380 ‘i planlanandan daha önce teslim edileceğini duyurdu.Singapur Havayolları için büyük bir sürpriz olan bu haber Şirket’te tam bir bayram havası estirdi. SKYSUN HABER’in öğrendiğine göre, dev uçak bu hafta sonunda Singapur Havayollarına düzenlenecek bir törenle teslim edilecek. Planlanan teslim tarihinden tam iki hafta önce bitirilen uçak Singapur Havayolları’nın filosundaki ikinci A 380 olacak ve yolcu kapasitesine büyük katkı şağlayacak.Almanya’da yayınlanan “Financial Times Deutschland” gazetesinden öğrendiğimiz haber Türkiye’de ilk kez yine bizim aracılığımız ile Tüm havacılık camiamıza aynı günde aktarılmış oluyor.SKYSUN HABER / Volkan SÜRMELİ 

Çarpıcı rapor! Uçağa binen yolcular, çantalarında bomba taşıyor…

Çantanızda bomba taşıyorsunuz!
Uçağa binen yolcular, çantalarında bomba taşıyor! İşte çarpıcı araştırma…ucak-arastirma.jpgGlobal Havacılık haberlerinin merkezi SKYSUN HABER olarak Amerika’da yürürlüğe giren yeni kanunu sizlere açıklamakla başlıyoruz.. Yeni kanuna göre Amerika’ya yolculuk eden turistler bundan böyle çantalarında Lityum pil içeren cihazları bulunduramayacaklar. Bunun nedeni ise Amerika Ulaştırma Bakanlığı’nın yayınladığı yeni kanun. Peki Lityum Piller hangi cihazlarda bulunuyor? Lityum Piller, Fotograf makinaları, Cep Telefonları ve Dizüstü bilgisayarlarda bulunduğu gibi bazı oyun konsollarında ve game boylardada mevcut!
Lityum, metaller içinde en düşük redox potansiyeline sahiptir. Çok hafiftir ve toksik madde değildir. Bu sebeplerden dolayı lityum çok geniş alanda kullanımı araştırılmakta ve anot olarak kullanılmaktadır. Lityum hücreler çok uzun ömre sahiptir. Düşük hızda enerji tüketimi gerektiren aletlerde (saatler ve hesap makineleri gibi) küçük silindir veya düğme hücreler halindeki lityum piller kullanılır. Bu aletleri birkaç yıl çalıştırabilir.
Lityum piller hava ile temas ettiği zaman bozulur. Lityum çok aktif bir metaldir. Lityum su ile reaksiyona girdiğinde hidrojen gazı (H2) gazı açığa çıkar ve derhal pil hücresi patlar. Su ile reaksiyona girdiğinde hidrojen gazı (H2) gazı üretir. Buda hücrelere zarar verir. Susuz elektrolit kullanılır. Lityum pilleri tam olarak deşarj olmadan toplamak tehlikelidir. Bunlar çözünmüş lityum tuzu içeren polar organik sıvılar (dimetil eter veya propilen karbonat)’dan ibarettir.Poli etilen oksit/tuz kompleksleri gibi polimer esaslı elektrolitlerin kullanımı araştırılmaktadır.Lityum piller, silindir, düğme veya metal para şeklinde üretilir. Askeri ve tıbbi aletlerde kullanılır. Lityum pillerde ihmal edilebilecek miktarda cıva bulunur.

Lityum İyon Pilleri (Li-Ion)
Lityum iyon (Li-Ion) pillerde, Lityum metali kullanılmaz. Çünkü Lityum metali çok aktiftir. Lityum metali yerine Lityum bileşiği kullanılır. Lityum iyon pillerin katodunda lityum kobalit, LiCoO2, anotta ise grafik karbon ve elektrolizde lityum tuzu kullanılır. Lityum tuzu, susuz bir solventte çözülerek elektrolit elde edilir. Lityum iyon pilleri Ni-Cad (Ni-Cd) veya Ni-MH (NiMH) pillerden oldukça hafiftir. Li-Ion pilleri, aynı boyuttaki Ni-MH pillerin dört katı güce sahiptir. Lityum pilleri, düşük enerji tüketimi gerektiren aletlerde (duman alarmı gibi) kullanılması çok faydalıdır. Böylece uzun zaman (birkaç yıl) kullanılabilir. Lityum piller özel olarak bertaraf edilmesi için yeterli miktarda zararlı ve zehirli madde içermez.

Bu uçak kazası da ortaya koymuştur ki Bavullarınızda taşıdığınız masum gibi görünen bazı cihazlar korkunç bombalara dönüşebilirler. Bu cihazlar özel bir şekilde paketlenerek yolcuların yanlarına almaları mümkün olabilecek. Yolcular Lityum pil içeren bu tür cihazları özel bir plastik torba içerisinde el çantalarında sadece yanlarında uçağa taşıyabilecekler. Bavulların içerisinde bu cihazların uçakta yer olmaları mümkün değil.
Hazırlamış olduğumuz rapor hakkında Yıldız Teknik Üniv. Elektrik Makinaları Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Şenol ise ‘Lityum yanıcı bir maddedir. Kısa devre yapınca kendi kendine patlayabiliyor dedi. Uçaktaki yangına neden olan pillerin hatalı üretim olduğunu düşünüyorum. Hazırlanan rapor bence doğrudur’ diye konuştu!Sivil havacılık genel müdürlüğünün acil olarak gerekli düzenlenmenin yapılarak uçaklara bavul içerisinde lityum pil içeren cep telefonu, fotograf makinası ve laptop gibi cihazların alınmasını yasaklayan kanunu çıkarması hayati önem taşımaktadır!VOLKAN SÜRMELİ – skysunhaber.comvolkan-surmeli.jpg Pilotlar Türkiye’den kaçıyormuş! Hafta içinde Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım bir açıklama yaptı. Açıklamasında elimizdeki yetişmiş elemanların tam yararlanacağımız zaman başka Ülkelere gittiklerini bu yüzdende yetişmiş eleman sıkıntısı çektiğimiz vurgulandı. Yurt dışında yaşayan bir Pilot olarak bu konuda Sayın Bakanımızın açıklamasını sizlerle beraber masaya yatırmaya karar verdim. Öncelikle tespit tamamen doğrudur bunu bildirmek isterim. Hatta eksiktir bile! Eğitilmiş olupta yurt dışına kaçanlar daha doğrusu kaçırılanlar sadece Pilotlar değil, Teknik elemanlar, Doktorlar, Avukatlar vs. olmakla birlikte Türkiye’den büyük bir beyin göçü yaşanmaktadır. Bu yaşanan beyin göçü Türkiye’yi olduğu yerde saymak tehtidiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Avrupa ve Amerika Ülkelerinde kişi başına düşen yetişmiş eleman sayısı ile Türkiye’de kişi başına düşen yetişmiş eleman sayısı arasında dağlar kadar fark vardır. Peki bu niçin böyle diye kendimize sormamız gereken zaman çoktan geçmiş olmakla birlikte Türkiye kaçan trenin arkasından bakakalmıştır. Sayın bakanın yaptığı açıklamayı iyi niyetli bulmamla birlikte kendisinin bu konuda atması gereken çok önemli adımlar olduğunu saygıyla hatırlatmak istiyorum. Yaşadığımız üzücü kazaların ardından oluşturulan kaza kırım heyetleri kazaların araştırılması ve nedenlerinin ortaya çıkarılması konusunda ne kadar eğitimli? Dünyanın farklı yerlerinden gelen uzmanların Ülkemizdeki kazayı araştırması sektör tarafından nasıl algılanıyor düşündünüz mü? Kara kutularımızı niçin kendimiz inceliyemiyoruz? Kazalar Amerika ve diğer ülkeler standartlarında incelenmedikçe ve asıl gerçekler ortaya çıkarılmadıkça bu kazaların her zaman meydana gelme olasılığının büyük olduğunu biliyoruz. Yaklaşık her kazanın ardından Pilotaj hatası denilip üstü örtülen devir artık kapanmalıdır demek istiyorum.Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olmaktan gurur duyan ve Avrupa’da yaşamayı tercih etmiş sektörün yetişmiş elemanlarını kazanmak için ne gibi çalışmalar yaptınız? Uçuş okulları ne denli ciddiyetle denetleniyor? Avrupada olduğu gibi Pilotaj öğrencilerine faizsiz kredi vermeyi düşündünüz mü? Sokaktaki insanlar dilini ve kültürünü bilmedikleri Ülkeleri niçin vatanlarına tercih ediyorlar bunu düşündünüz mü? Avrupada verilen eğitim kalitesi ile Türkiye’deki eğitim kalitesi arasındaki farktan haberiniz var mı? Pilotlarımızın sorunlarını dile getirmekten dahi korktuklarını biliyor musunuz? SHGM ile Havacılık sektörü arasında iletişim sorununu çözmeyi aklınızdan geçirdiniz mi? Sektör çalışanlarının şikayetleri ve tavsiyelerinin dinlenilmesi için kurulmuş bir birim var mı ve bu birim sağlıklı çalışıyor mu? Her uçak kaçırılmasının ya da kazasının ardından yapılan tavsiye ve uzman görüşleri ne derece dikkate alınıyor ve uygulanıyor? 

Evet Sayın Bakanım, yukarıda sıraladığım sorulardan bir kitap yazardım ama yerim musait değil. Sizin samimi çalışmalırınızı dikkatle takip ettiğimi söylemek isterim. Ancak Cumhuriyetin kuruluşundan beri ihmal edilmiş olan havacılık sektörümüzde çok acil bir devrim yapılması gerektiğini belirtmek isterim. Bu devrim sektörümüzü Avrupa standartlarına taşıyacak olmakla beraber sektöde yaşanan olumsuzluklara da bir nebze olsun dur diyebilecektir. Havacılık sektöründeki yapılması gereken devrimin ise Avrupa’da ve Amerikada yaşayan Havacılık sektörü çalışanlarımızın Türkiye’ye davet edilerek tavsiyelerinin dinlenmesinin öneminini de yazmadan geçemiyeceğim. Avrupa’da verilen eğitim ile Türkiye’de verilen eğitimler arasındaki farkın azaltılması için SHGM sisteminde acil değişikliklerin yapılması ve kanunlar çıkarılması gerekliliği de aşikardır.Bir dokun bin ah işit misali yaramıza dokunduğunuz için biraz sitem dolu olan yazımda sizden havacılık sektörümüze yapacağınız katkılardan dolayı tüm sektör adına teşekkürlerimi sunarak kaybettiğimiz vakti telafi etmek için acele etmemiz gerektiğinin altını çizerek hoşçakalın demek istiyorum.  

Volkan SÜRMELİ – SHGM ve LBA PİLOT (F/O)  

 

KRİZ KAPIDA 

Almanya’da yaşayan ve ticari jetlerde pilotluk yapan Volkan Sürmeli, aynı zamanda SKYSUN HABER İnternet Gazetesinin’de yöneticiliğini yapıyor. Volkan Sürmeli, Sivil Havacılık alanında kendi yaptığı araştırmaları’nı ve gözlemlerini ilk kez siz SKYSUN HABER okuyucuları ile paylaştı. Volkan Sürmeli’ye göre Türkiye Sivil Havacılık alanında bugün atılması gereken adımları atmaz ise en geç iki sene içerisinde düzeltilmesi çok zor olan büyük bir kriz ile karşı karşıya kalacak…

Eğitilmiş Personal Eksiği

Volkan Sürmeli’ye göre Türkiye’de şu anda Havayolları’nın ihtiyacı olan eğitilmiş eleman Türkiye’de yetişmiyor. Eğitim için yurt dışına giden gençlerimiz ise eğitimlerini bitirdikten sonra başka Ülkeleri tercih ediyorlar. Çok yüksek olan Havacılık alanındaki eğitim ücretlerini öğrencilerin karşılamasının mümkün olmadığı gibi bankalardan kredi alıp havacılık eğitimine başlamak’ta hayal gibi görünüyor. Bu durumda Hızla artan yolcu sayısına bağlı olarak Havayollarının satın aldığı uçaklara Pilot bulmak yakında imkansız hale gelecek. Başka Ülkelerden Yüksek ücretlerle Pilot almak düşüncesinde olan Havayolları’nın bu düşünceside mümkün olamayacak çünkü aynı sıkıntılar Asya ve Avrupa kıtalarındada başladığı gibi Amerika’da farklı konumlarda değil. Volkan Sürmeli sözlerine Hava trafiğini kontrol eden görevlilerinde yeterli eğitilmediklerini Bu kişilerin Avrupa ve Amerikalı meslektaşlarına göre eğitimlerinin çok yetersiz olduğunu kendi yaşadığı tecrubelerine dayanarak belirtti.

Uçuş Okulları

Türkiyede’ki uçuş okullarının %70′inin başarısız,eksik ve sadece para kazanma arzusunda olup eğitimhaneden çok ticarethane tarzında çalıştıklarını çeşitli nedenlerden dolayı Avrupa standartlarının çok altında eğitim verdiğini söyleyen Volkan Sürmeli, Uçuş okulları’nın, Havayolu Pilotu Lisans Bedeli olan 50-60 bin Euro’yu ödeyen herkesi Pilot yapıyorlar dedi. Avrupa’da ise, Pilotlar için uygulanan çok önemli bazı testleri geçemeyenlerin Pilot olmalarının söz konusu bile olmadığını belirtti. Türkiye’de eğitimlerine başlayan Öğrencilere bazı Uçuş okullarının ilk önce Pilotların öğrenmesi gereken 16.000 sorunun kendilerine verilerek çalışmaları isteniyor hatta çıkması çok yüksek ihtimal olan sorular özellikle uçuş okulları tarafından işaretleniyor bu konu hakkında JAA Avrupa Havacılık otoritesinin hakkımızda araştırma başlattığını belirten , Volkan Sürmeli yaklaşık 250 uçuş saati ile Havayolu Pilot lisansı alan yeni Pilotların Türkiyede’ki Pilot açığı yüzünden Havayolları tarafından kabul edildiklerini söyledi.Normal şartlarda ise, Havayolunda yardımcı pilot olarak işe başlayacak olan adayların en az 1500 saat uçuş tecrubesine sahip olmalarının önemine dikkat çeken Volkan Sürmeli, Avrupa’da 1500 uçuş saatinin Pilot defterine işlemeden Havayollarının kapısını çalmak şöyle dursun önünden geçmek bile mümkün değil dedi.Türkiye’de 250 saat uçuş tecrubesiyle yardımcı pilot koltuğuna oturtulan Pilotların Kaptan Pilot tarafından nasıl olsa eğitilir, yani usta çırak mantığının var olduğununun altını çizen Volkan Sürmeli, tecrubesiz Pilotların yardımcı Pilot koltuğunda uçarken yaptıkları hataların facia ile sonuçlanabileceğini belirtti. Kendisinin dahi Almanya hava sahasında Türk yolcu uçaklarının yardımcı Pilotlarının bazılarının Kule ile kurduğu telsiz bağlantılarında yaptıkları hatalara sık sık şahit olduğunu söyleyen Yöneticimiz Pilotlarımızın İngilizcelerinin yetersizliğinden dolayı kule tarafından verilen talimatları yanlış anlamaları sonucu telafisi olmayan hataların doğabileceğini hatırlattı. Bizim pilotlarımız kadar “SAY AGAİN PLEASE”,( LÜTFEN TEKRAR EDİN ) CÜMLESİNİ KULLANAN BİR ÜLKENİN PİLOTLARI DAHA VARSA SANIRIM ONLAR DA ARAPLARDIR” diyen Volkan Sürmeli, yoğun hava trafiğinin bulunduğu yerlerde bu konu hayati önem taşır dedi.

Sivil Havacılık Müdürlüğü

Türkiyede’ki bürokrasinin yoğunluğuna dikkat çeken Volkan Sürmeli, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün mevcut kanunlarla fazla bir şey yapmasının hayal olacağını söyledi. En kısa zamanda yeni kanunların hazırlanıp uygulamasını isteyen Volkan Sürmeli, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün uçuş okulları ve Öğrencilerin eğitimleri konusunda çok daha fazla aktif olarak denetimlerini sıklaştırması gerekiyor diyen Volkan Sürmeli ayrıca Sivil Havacılık Genel Müdürlüğündede yeterli eğitimli Personel yok dedi. Dolayısı ile Havaalanlarının,Uçuş okullarının ve Havayollarının denetlenmesi ve yeni kanunların hazırlanması mümkün görünmüyor dedi. Özellikle Amerika ve Avrupa’da Pilotların uçaklarına giderlerken Alkol ve uyuşturucu kontrollerinin yapıldığını belirten Yöneticimiz Volkan Sürmeli maalesef buda Türkiyede uygulanmıyor dedi…

En kısa zamanda bazı adımlar atılmazsa Türkiye’de büyük bir Sivil Havacılık Krizi başlayacak diyen Volkan Sürmeli’nin ibret dolu açıklamalarını sizlere açıkladık. Ancak bu konunun çok geniş bir konu olduğunu belirten Pilot Volkan Sürmeli bu konu hakkında Televizyonlarda tartışma platformları kurulmalıdır dedi…

 

Bir Yanıt “PİLOT YORUMU”

  1. Oktay demiş

    Dikkatimi çeken şu oldu’ki , burada eleştirilen türkiyedeki sivil havacilik. Zaten TSK-kökenli THY-Kaptan Pilotlarımız tartışmasız, dünyanın en güvenilir Pilotlarıdır.
    Demekki sorun her zaman olduğu gibi yine sivil kuruluşlarda.
    Bunun dışında Türk Hava Yollarına gerçekten çok güveniyorum, daha doğrusu yukarıda’da belirttiğim gibi TSK kökenli Kaptan-Pilotlara. Ancak, bu yazıdan sonra ileriki birkaç sene içersinde THY ile seyehat etmeden önce Baş-Pilotun TSK kökenli olup olmadıklarını sorup öyle binmem gerekecek herhalde.
    Istanbul’dan Sevgi ve Saygilarimla,

    Oktay YAZICI

    (BİZDEN DE İSTANBUL’A SELAMLAR, ÖZLEDİK..)

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>