Haberin Doğru Adresi

Avrupa'da Yaşayan Türklerin Haber Sitesi

LÜBECK’İN ‘MUHTARI’ KADİR ABİ

Posted by almanyahaber Nisan 6, 2013

kadir 01Bu sayımızda (POST Gazetesi-Kuzey Almanya nüshası) sizlere 1976’da Almanya’ya gelerek Lübeck’e yerleşen Balıkesir- Bigadiçli Kadir Taçgın’ın (53) öyküsünü kaleme alacağız. Beğenerek okuyacağınıza inandığımız, birçok derslerin alınacağı, engellilerin de azimle büyük işler başarabileceğini “Kadir abimizle” yaptığımız bu röprotajda bulabileceksiniz.

“Azimle” diyorum, çünkü engelli olmasına rağmen 8 derneğe üye ve 5 derneğin de yönetim kurulunda görev yaptığı yetmiyor gibi bir de fahri olarak gazetecilik yapıyor. O’na “Lübeck’in Muhtarı” diyorlar ama O’nun şanı sadece Lübeck’le sınırlı kalmamış ve tüm Kuzey Almanya’ya yayılmış.

Doğuştan yürüme ve konuşma engelli olmasına rağmen bir dakika bile evinde durmuyor. Nerdeyse hergün Hamburg’a (60 km) geliyor. 12 Eylül 1980’de ihtilal günü evlenmiş. Hiç çocuğu olmamış ama eşi Ümmü (52) Hanım’la 32 senedir mutlu bir evliliği var. 5 gün boyunca beni Lübeck’de gezdiren Kadir abiyi tanımayan yok. Kimisi “başkan”, kimisi “muhtar” diye hitap ediyor ona. Bence O, Lübeckliler’in “Aslan Kadir”i. Sokakta onu görenler hemen ceplerinden mektup çıkarıp “Kadir, emeklilikten mektup gelmiş, ne yapmam lazım?” diye akıl danışıyorlar.

kadir 04Kadir abiyle evinde buluştuk. Kapıda eşi Ümmü hanım bizi karşıladı. 78 yaşındaki babası Mehmet Ali amca ve 76 yaşındaki annesi Nazmiye teyzeyle biraz sohbet ettik. Yaşlarına göre gayet dinç gözüken Taçgın çifti, beni misafir ederken, doğmadan ölen iki çocuklarından sonra doğan çocuğuna “Kadir” adını verdiklerini söylediler. Neyse sözü fazla uzatmayalım ve Kadir abinin öyküsünü biz kendisinden dinleyelim.

-Kadir abi, istersen röportaja doğumundan başlayalım.

Kadir Taçgın:1959 yılında Balıkesir- Bigadiç’in Kargın Köyü’nde doğmuşum. İki kardeşim doğmadan ana karnında ölmüş. Ben ise Kadir Gecesi’nde doğduğum için ismimi “Kadir” koymuşlar. İlk 24 saat normalmişim ama sonra hiç durmadan ağlamışım. Dizlerimin ve elimin bükülmediğini çok sonra farketmiş anamlar. O zamanlar köy yerlerinde doktor yokmuş. Kasabaya doktora gidince de “büyüyünce gelsin bakalım” demişler.

-Şu anki engelli olmana sebep olaylar doğuştan mı vardı sende?

-Evet. Annem sürekli zeytinyağıyla ovalamış. Öyle yapmasa belki de hiç yürüyemezdim. Buna da şükür.

-Şu nada çok aktifsin ve her işini kendin yapıyorsun. Engelli olmanın sana ne gibi engelleri oldu?

kadir-Ben 2,5 yaşında kardeşim Mehmet’le birlikte yürümeye başlamışım. Düztadan diye beni ilkokula bile almadılar. Yalvar-yakar 1 yıl geç aldılar ama ilkokulu “Pekiyi” ortalaması ile bitirdim. Gayretli olmamdan dolayı engelim pek sorun olmadı.

-Almanya’ya gelişin nasıl oldu?

-1976’da 17 yaşında Lübeck’e ailemin yanına geldim. Önce dil kursu yaptım. Yaşım büyük olduğu için okula almadılar. Bana “Yüzde 100 engellidir” raporu verdiler ve böylece 1978’de engellilerin çalıştırıldığı “Behinderten Werkstadt”da (engelliler atölyesi) işe başladım. Haftada 7 Mark alıyordum. 20 yıl çalıştım ve en son maaşım ise 1998’de haflaık 105 Mark idi. Engelliler 20 yılda emekli olduığu için 1998’de beni de emekli yaptılar.

-Peki Almanya’ya 1976’da geldin. Ne zaman evlendin?

-Biz, 12 Eylül 1980 tarihine düğünü önceden kurmuştuk. Kargın Köyü’nde düğün yaparken o gün 12 Eylül ihtilali oldu. Bizim haberimiz sonradan oldu. Tüm Türkiye’de sokağa çıkma yasağı ilan edildiği gün benim düğünüm oldu. Onun için evlilik yıldönümlerimi hiç unutmam.

-Evet, her günün bir olay olmuş senin. Emekli olduktan sonra neler yapıyorsun. Seni her yerde görüyoruz.

-Ben 2000 yılından önce çifte vatandaşlığı aldım, 2007’de ise Türkiye’den de emekli oldum. Hanımı da emekli yaptım. Şimdi derneklerde görev alarak topluma faydalı hizmetler yapmaya çalışıyorum. Her çağıranın yardımına koşuyorum.

-Engelli olman bu çalışmaları zorlaştırmıyor mu?

-Hayır. Vaktim bol. Hamburg ve Schleswig Holstein için tren biletim bedava. Devlet ödüyor. Her yere giderek aktif olmaya çalışıyorum. Derneklerde görev alarak halka hizmet ediyorum.

-Hangi derneklere üyesin?

-1976’da ilk geldiğim yıl Milli Görüş’e üye oldum. 17 yıl Lübeck gençlik kollarında görev yaptım. 1987’de SPD’ye üye oldum. Almancam yeterli olmadığı için burada aktif görevler alamadım. Şu anda 10 ayrı derneğe üyeyim.

-Bir de bazı derneklerin yönetiminde görev yapıyormuşsun. Bunlar hangileri?

-Atatürk Kültür Merkezi, El Ele Engelliler Derneği, Hamburg Türk Basın Birliği, Lübeck Fatih Cami ve Lübeck Türk Veliler Birliği’nin yönetiminde görev yapıyorum. Ayrıca Balıkesir Sakatlar Derneği ve Bigadiç Saadet Partisi’nin de resmi üyesiyim.

-Gazeteci kimliğinden de biraz bahsedermisin? Nasıl başladın gazeteciliğe?

-1977’de Tarihçi Kadir Mısıroğlu’na ait “Sebil” Dergisi’nde gazeteciliğe başladım. Daha sonra “İktibas” ve 1978’de de Milli Gazete’ye girdim. 34 yıldır Milli Gazete’nin Schleswig- Holstein temsilciliğini yapıyorum. 2 yıl kadar Sabah Gazetesi’ne fahri muhabirlik yaptım. Zaman, Vakit, Post Gazetesi, Aydınlık, Güneş, Türkses ve Ayna dergilerine de Lübeck’den haberler gönderiyorum. 10 yıl kadar da Kuzey Almanya İslam Toplumu’nun basın-yayın bölümünde görev yaptım.

-Maaşallah diyelim. Bu kadar, dernek, bu kadar gazete. Eve gitmeye zaman buluyor musun bari?

-Zaten evdekilerin de şikayeti o. Ne zaman eve geleceğim hiç belli olmuyor ama bu duruma eşim ve annem-babam alıştı artık.

-Peki senin gibi engelli olup da hayata küsen bir sürü insan var. Bunlara neler tavsiye edersin? Sen bu kadar aktif olduğuna göre onlar da birşeyle yapabilir herhalde.
-Tabiki her bireyin yapacağı birşeyler vardır. Ben, ailemin desteğiyle toplumun bireyi oldum. Engelli olduğum hissine hiç kapılmadım. Ailelere seseniyorum: Engellileri evde tutmayın. Kendilerine güvenlerini kazandırın. Onlara moral verin. Böyle olursa engellilerin de aşamayacağı hiçbir engel kalmaz.

-Kadir abi, bu sıcak atmosfer ve önemli açıklamalarından dolayı sana teşekkür ederim. Katmer ve çay için de annene ve eşine teşekkür ederim. Doğduğunda çok ağlamışssın ama şimdi de her şeye gülüyorsun. Sana hayatta başarılar dilerken, yüzündeki gülücüklerin de hep böyle devam etmesini dilerim.

-Buraya kadar gelip beni dinlediğin bende sana teşekkür ederim.

Röportaj: Erdal Altuntaş – LÜBECK

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s