Haberin Doğru Adresi

Avrupa'da Yaşayan Türklerin Haber Sitesi

PARALEL YAPININ KODLARI

Posted by almanyahaber Mayıs 12, 2014

samanÖmer ADIYAMAN

Adıyaman, ‘Paralel Yapı’nın kodlarına ilişkin bir analiz kaleme aldı.

ÖZEL ANALİZ – Ergenekon, şike operasyonları, 7 Şubat MİT krizi, 17 ve 25 Aralık darbe girişimleri önemli aşamaları ihtiva ediyor gibi gözükse de bütün bu önemli olayların altında tek bir merkezin yattığı açık olarak görülmektedir.

Çoğunlukla kendi iç yapısına dayanan ancak ihtiyaç duyduğunda hedefi ele geçirmek için her türlü şekil ve kimliğe bürünebilen bir yap ı ile Türkiye karşı karşıyadır.

Bu yapı yıllardır siyaset, adliye, kolluk, askeri, ticari, sermaye, akademik çevreler ve uluslararası güç odakları ile işbirliği yapmış, son olarak da devlete paralel bir devlet olma ihtiyacı hissetmiş, müdahale edilemez bir algı yaratma girişiminde bulunmaya başlamıştır.

Şüphesiz 7 Şubat MİT krizi, 17-25 Aralık darbe girişimi önlenmemiş olsaydı paralel yapı 2014 veya en geç 2015 yılında devletin bürokratik tüm sistemini neredeyse tamamen ele geçirmiş olacaktı.

Yaklaşık 40 yıla yakın bir süredir temkinli ve hedefe odaklı olarak şekillenerek büyüyen paralel yapı, temel çıkış gücünü Anadolu’nun Sünni, eğitimsiz ve fakir veya çaresiz insanlarının çocuklarından devşirilerek oluşturmuştur. Aynı zamanda bu kesimin öz sermayesinden beslenmiştir. Bu yapısında dolayı uzun süre Anadolu halkı tarafından çok sıcak ve sevgi ile karşılanmış ve olağanüstü destek görmüştür. Işık evleri, dershaneler ile askeri lise, polis okulları, üniversitelerin her kesimi özellikle, kamu yönetimi ve adli sisteme enjekte edilen bu öğrenciler kalplerinde imanı tutmak kaydı ile laik Atatürkçü sistemi değiştirmek adına ibadet ve ameli dünyada görüntü vermeden ve ağabeyler tabi olarak bulundukları yerde önce kıyı başı tutmuş daha sonra ise gelen diğer cemaat üyesi kardeşlerine yer açmak için her türlü, imkan, yol, hukuki boşluk, iltimas, mobing, şantaj ve rüşvete kadar her yolu denemişlerdir. Hedef tam olarak devlet bürokrasinin nerede ise hepsinin yönetim kademelerini ele geçirmek veya en azından kontrol etmektir. Nitekim yukarıda saydığım tüm operasyonlar bu hedefi ele geçirmek için başka mottolar altında yapılan derin operasyonlardır.

2010 yılı referandumu ve HSYK ve Adalet akademi operasyonu adalet mekanizmasının bakan hariç- ki oda kontrol edilmektedir- ele geçirilmesi içindi. 2007 ergenekon operasyonu, kendilerine en çok direneceğini bildikleri, İngiliz kurması ancak yeni sisteme ayak uyduramayan laik-Atatürkçü Türkiye derin devletinin ortadan kaldırılması ya da hiç değilse fonksiyonsuz kalması içindi. KCK operasyonları laik, etnik temelli Kürtçü kesimin PKK ve BDP’nin etkisiz bırakılması içindi.

Unutulmaması gerekir ki İzmir’deki casusluk operasyonu Deniz Kuvvetleri ve Deniz Harp Okulu’nun ele geçirilmesi amacı ile yapılmıştır.

7 Şubat MİT operasyonu Milli İstihbarat Teşkilatı’nı ele geçirmek için yapılmıştır. 17-25 Aralık ise siyasete darbe girişimiydi. Türk kamuoyuna yansıyan bu operasyonlar dışında, çok küçük çapta, lokal, veya uzun vadeli derin operasyonlarda yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki SBS sınavlarının üç yıla yayılması, KPSS sınav sorularının paralel örgüt üyelerine sızdırılması, paralel yapı elemanlarının Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki kadrolara yerleştirilmesi, Fen Liseleri ve belli başlı Anadolu Liseleri’nin kendi kadrolaşmalarına imkan sağlaması için atama ve mobinglerin yapılması birer örnektir. Aynı şekilde Emniyet Genel Müdürlüğü’nde başta İstihbarat ve KOM Daire kadrolarının sadece kendi personeli tarafından yönetilir hale getirilmesi, polis okulu ve polis akademisinin sadece kendilerine bağlı paralelciler tarafından yönetilmesi ayrı bir vakadır. Yine TİB’in 2006 yılında teknik alt yapısını idare eden kadroların paralel yapı tarafından ele geçirilmesi, BDDK, SPK, Merkez Bankası, İş Bankası, Halk ve Ziraat, BİST, ve diğer kamu kurumlarında ki kadrolaşma laik devletin islamileştirilmesi görüntüsü altında sessiz bir şekilde aslında cemaat kadrolarının kontrolüne geçmiştir. Son yıllarda Askeri liseler ve Harp okulları da nerede ise cemaatin kurmay ve diğer subayları tarafından ele geçirilmiş, hızlı bir şekilde askeri kadrolara paralel örgüt elemanları yetiştiren devletin askeri kurumları haline dönüştürülmüşlerdir. Hızla olgunlaşan ve kadrolaşan bu yapı nihayetinde 17-25 Aralık Adalet-Emniyet-Medya ve Dış destekli darbe girişimi ile kendisini artık Türkiye’nin yeni derin devleti olduğunu da açık ilan etmiştir. Ancak darbe girişiminin başta hükümet ve ona yakın kadrolar ile vatandaşlar tarafından fark edilmesi ile bu derin yapı kısmen deşifre olmuştur. Paralel yapı her şeyi kontrol ettiğini düşünürken 17-25 Aralık darbe girişimi 30 Mart yerel seçimlerinde halkın hükümete verdiği destekle sarsıntı geçirmiştir. Milli irade gücünü ortaya koymuştur.

Devlet aklının devreye girmesi ile Paralel yapıya yönelik gerçekleştirilen kadro atamaları ve yer değiştirmeler ise şimdilik cemaatin planlarını bozmuş gözükmektedir. Ancak sadece Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki cemaat kadrolarının yerine yeni kadroların eğitilerek yerlerine yerleştirilmesi için kesintisiz altı yıl geçmesi gerektiğini de bize göstermektedir.

Benzer bir durum Adalet Bakanlığı bünyesinde görev yapan Hâkimler ve Savcılar için de geçerlidir. Bu yapılara da müdahale edilmezse Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarının da üst düzey rütbelileri başta olmak üzere diğer kritik kadroları ve okulları ele geçirilmek üzere olduğu bilgisi de kesinlik kazanmıştır. Kısaca 17 Aralık darbe girişimi sonrası Paralel yapı büyük bir darbe almıştır. Ancak 40 yıl süren kadrolaşma sonucu halen devlet bürokrasisinde ve devletin kilit yerlerini kontrol etmeye kripto elemaları ile devam etmektedirler.

Devlet Paralel yapı ile mücadele ederken, bunların tasfiyesi için yapılan müdahaleler ise cemaatin bürokrasinin işletim ve iç hukukunu iyi bilmesinden dolayı yer yer akamete uğramakta veya hukuk engeline takılmaktadır. Çünkü yapı oluşturduğu örümcek ağı sistemi ile örümcek ağının en uç kısmında meydana gelen bir hareketi kolaylıkla algılamakta ve hemen tedbir ve reaksiyonlar geliştirmektedir.

Buna ilave olarak yıllardır oluşturduğu biyografik istihbarat ve ses ve görüntü arşivleri şantaj ve baskı unsuru olarak kullanılarak yapılamaya çalışılan müdahaleleri etkisiz hale getirmektedir.

Nihayetinde amacına ulaşmak için her türlü yolu yolu kullanmaktan kaçınmamaktadır. Cemaat üyeleri zaten bunun için eğitilmiş ve organize edilmişlerdir.

Yeri geldiğinde kendilerini altın nesil için cehenneme götürecek olan fiil eylem ve sapıklıklardan kaçınmamaya adamışlardır. Bu itikadlerinin en temel belirleyici dürtüsüdür.

Cemaat nereye gitmek istemektedir. İsrail siyonizminin Protestan ahlakı karşılığı olan İngiliz, ve onun Amerikan yansıması evangelist neoconlar, oluşturdukları uluslararası sermayenin gücü ile birlikte tek dünya, tek inanç, tek ekonomi ve siyasi yönetim tarzına gitme konusunda kendilerince gördükleri en büyük engel olan islamla mücadele edecek değişik türden yapı ve cemaat ve siyasi sistemleri yıllarca kurmuş, işletmiş ve yönetmişlerdir.

El-kaide, Nusayrilik, Alevilik, Şii, Vahabilik, Baas rejimleri, Suud Krallıkları, Askeri darbeler, Taliban vs hem yıllar süren islamın kontrol mekanizmalarıdır.

Türkiye müslümaları ise önce Osmanlıdan kopartılmış, daha sonra laik ve modern devlet anlayışı perspektifinde modernleştirilmiştir. Batı’ya uygun hale getirilmiştir. Bunun idaresi ise İngiliz merkezli, masonik- Beyaz Türklerden oluşturulan Atatürkçü siyasi, bürokratik ve ekonomik yapılardan oluşan derin devlet tarafından yürütülmüştür. Ancak islamın önlenemez yükselişi ve derinden gelen gücünü fark eden İngiliz siyonizmi bu yapı ile kendi içinden mücadele edecek yeni yapıların kurulmasının gerektiğini düşünerek daha önceleri yaptığı gibi masum Müslümanları felsefi alt yapısını kendisinin kurguladığı sözde İslam alimleri yetiştirmiş, bulmuş ve bunlara destek vermiştir.

Bir kısmı fazla itibar görmeyerek zaman içinde tasfiye olmuş, bir kısmının foyası erken ortaya çıkmış bir kısmı ise kökleşerek gelişmiştir. Paralel yapı yani ise böyle bir yapının İngiliz ergenekonunun parelelinde mütedeyyin müslümanların kontrol edilmesi için kurulmuş bir yapıdır.

Asli görevi İngiliz siyonizmine hizmet etmek, uluslararası sermayenin hedefine katkı sunmak, Anadolu müslümanlığını evirerek peygambersiz tek tanrılı bir inaç sistemine çevirerek dünya evangelistlerine entegre etmektir.

Nitekim Türkçe olimpiyatlarında konuk edilen çocukları hep bir ağızdan “Yeni bir dünya, yeni bir dünya anlıyor musun?” şarkılarının altında bu felsefe yatmaktadır.

Yeni dünya düzeninin Türkiye ayağı Paralel yapı tarafından yönetilecektir. Bu yönetim her ne kadar müslüman kimlik olarak gözükse de Kuran’ın cihad ayetleri etkisiz hale getiriliecek-Hoşgörü, dinlerarası diyalog, yabancı ülkedeki türk okullarındaki görünmeyen müslümalık- tüm dinlerde ortak olan tek tanrı inancında birleşilecek, yeni dünya düzenine uyum sağlanacak, Müslüman inancı pasifize edilecektir. Buna “HİZMET” edecektir. Bu sistemin para kaynağı ise ‘müslümanlığa hizmet ediyorum’ diyen Anadolu’nun fakir halkından toplanacaktır. Artık eskiyen yine İngiliz kurması ergenekon tasfiye edilecek veya zayıflatacak- daha sonra lazım olursa bu yapı bu sefer paralel yapıyı kontrol etmek üzere kullanılacaktır-Türk Silahlı Kuvvetleri kontrol edilecek, Yargı, Emniyet ve Jandarma ile hükümet kontrol edilecektir. Milli Eğitim Bakanlığı ile de istenilen düşünce ve inançta müslüman çocukları yetiştirilecektir.

Şimdi şu soruları sormak yerinde olacaktır:

-Sekiz yıllık eğitime Paralel yapı neden karşı çıkmamıştır?

-Paralel yapı İmam Liseleri’ne neden karşıdır?

Şu gerçeği görmekte fayda vardır. Kürtler, kontrol dışına çıkmamaları ve müslüman tabanının ise kontrol edilmesi için cemaat tarafından yeniden kodlanma projesi hayata geçirilmeye çalışılmış ve hala çalışılmaya devam edilmektedir.

Paralel yapının Kürtçe televizyonu, KCK operasyonları ve buna benzer girişimlerde bunun eseridir. Paralel yapının Finans ayağı olan söz konusu banka ile faizsiz sistem uluslararası faiz lobisine entegre edilecektir. Son finansal operasyonları da bu yöndeydi.

Kısaca Türkiye Cumhuriyeti Devleti yenidünya düzenine uygun bir şekilde yeniden organize edilmektedir. Bunun temel ayağı ise Paralel yapıdır.

Görüldüğü üzere başta İslam olmak üzere onun dünyada ki meşru tek koruyucusu konumunda kalan Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir tehditle karşı karşıyadır. 40 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm yönetim kademelerine sinsice sızan ve halen ne kadar olduklarını bilemediğimiz bir ahtapot vari güce erken müdahale edilmez ise büyük sıkıntılar doğacaktır.

Ancak bu güç profesyonelce kripto elemanlarla hareket etmekte ve kendilerini gizlemeyi başarmaktadır. Her şey yasal zemin ve hukuk üzerinden yapılıyormuş gibi gösterilmektedir.

Özellikle Son 10 yıldır Cemaat kontrol etmeye başladığı tüm bürokratik yapılarda yönergeler, yönetmelikler ve hatta yasa ve anayasa maddelerini değiştirerek kendi yapılanmasının hukuki alt yapısını oluşturmuştur. Yani müdahale etmeye başladığınızda “hukuk var, hukuki engel veya hukuka aykırı” tepki ve dirençleri ile karşılaşılmaktadır.

Bu durumu hiç kimse fark edememektedir. Anayasa mahkemesinin son yönetmelik değişikliği “Twitter kararının” alt yapısını oluşturmaktadır. Benzer durum kamu bürokrasinin tüm birimleri için geçerlidir. Bunu görmek istiyorsanız yapılan yönerge ve yönetmelik değişikliklerine bir bakın. Özellikle 2005 yılında yapılan Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu ile oluşturulan özel yetkili mahkemeler bu düşüncenin ürünleridir. En sonunda gelinen noktanın ne olduğu malumdur. Bir diğer konu kamu yönetimine alınacak personelin alınma, seçilme, okutma-okullar-kadroların tamamen bu yapının eline geçmesidir. Son dönem kamu personeli alımlarında sadece Paralel yapıya yakın kişilerin alınması için oluşturulan mülakat komisyonları nerede ise bunlardan oluşmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu bunun için hazırlanmış ordudan ilişiği kesilmesi için oluşturulan üst kurul nerede ise cemaat kadroları tarafından kontrol edilecek seviyeye getirilmiştir. Genelkurmay’daki Paralelciler bu koordinasyonu sağlamaktadır. Bundan sonra Paralel yapıya destek vermeyen subay ve astsubay ve generallerin ordudan hızlı ayırmalarının yaşanacağı görülmelidir. Yargı sisteminde ise müfettişler cemaatin elinde olup istedikleri yargı mensubunun hatasını kapatmakta istediklerini ise sorun çıkararak birinci derecede hakim savcı olması engellenebilmektedir. Yani yapılanlar tamamen hukuka uygundur ancak Paralel yapı bu hukuku kim için uygun görürse onun için uygundur. Hukuka uygun olduğu için personel seçimlerinde herhangi bir usulsüzlük tespit edilememektedir. Çünkü öğrenci ve personel alımı yönerge ve yönetmeliğe uygun olarak yapılmıştır. İddiaya göre yine en son Kara harp Okuluna Yüksek Lisans Öğrenci alımında seçilen tüm adaylar Paralel yapı elemanlarıdır.. Yönergeye uygun olarak oluşturulan mülakat komisyonu kendi adamlarından oluşmuştur. Onlar kime uygun diyorsa o seçilmektedir. Bu ise hukuka uygundur. Anlaşılacağı üzere durum çok tehlikeli bir boyutta olup her şey sözde hukuka uygun olarak icra edilmektedir. Eğer müdahale edilmez ise devletin kontrolü ister yargı darbesi ile ister askeri darbe ile muhakkak ele geçirilecektir.

Paralel yapı her yere kripto adamlarını koyduğu içinde kendine yönelik her türlü tehdit, tasfiye ve engelleme girişimini ise hemen fark etmekte ve ilgili organa veya imama bildirerek o kişilere yönelik karalama, şantaj, yargılama, işten atılma ve sürgüne sokma devreye sokulmaktadır. Örneğin Hürriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Metehan Demir, MİT Tırlarının durdurulması olayı ile ilgili olarak Ankara İl Jandarma Komutanlığının MİT’i dinlediğini manşetten haber yapmıştır. Bu haberden sonra Paralel yapının harekete geçmesi ile işinden edilmiştir.

Yine Balyoz davasını yürüten Paralel yapı, yeterli delil bulunamayınca bir gece ansızın nereden geldiği belli olmayan bir savcılık ihbarı sonucu Deniz Kuvvetleri Donanması İstihbarat Şube Müdürlüğü zemin döşemelerinin altında bir çuval delil bulunduğu iddia edilmiştir. Oysa bu deliller oraya sonradan konulduğu iddia edilmektedir. Paralel yapının Donanma Komutanlığı ve Türk silahlı Kuvvetleri’nde ki derin komutanları iddiaya göre, yıllardır topladıkları belge, CD, USB ve evrakları konu ve önemine göre arşivlemiş ihtiyaç duyulduğunda bu arşivden seçilen dokümanlar bir çuvala konularak ilgili yere cemaatin donanmadaki personeli marifeti ile oraya konulduğu kaydedilmektedir.

Yine aynı şekilde İzmir Casusluk çetesi de benzer özellikler taşımaktadır. Kısaca Cemaat çok derin, gizli, sinsi, planlı, organize ve hukukun üstünlüğüne dayalı meşru bir sistem gibi gözükmektedir. Böyle bir yapı ile mücadele başta devleti idare edenlerin ‘İRADE’sine kalmıştır. Sadece ve sadece bu “İRADE” böyle bir yapı ile mücadele edebilir. Bu operasyonda en büyük rolü alan MİT 17-25 Aralık sonrası çok aktif olarak mücadele etmekte, sadece istihbari bilgileri deşifre etmekte, görevi gereği ihtiyaç duyulan bilgileri derleyerek ilgili birimlere ulaştırmaktadır. Çeşitli devlet kurumundaki kişiler kısmen doğru-teyit edilmiş bilgiler kapsamında tasfiye edilmektedir. Ancak Paralel yapı devlet içerisindeki kripto paralelcilerin deşifre olmaması için birçok devlet kurumuna asılsız ihbar mektupları gönderdiği de aşikardır. Paralel yapı ile alakası olmayan isimleri kurdukları Paralel İHBAR TİM’i ile ihbar yağmuruna tutmaktadır. Ancak bu operasyonları da boşa çıkmıştır.

Son olarak, MİT Yasası ile birlikte teknokrat devletine doğru gittiğimizi söyleyen bazı kalemlere de şu notu düşmekte fayda görüyorum. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, devlet hiyarşisinde Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in yanında Müşavir-Korgeneral- seviyesinde kalmaktadır. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyeleri karşısında da yine müşavir seviyesindedir. Devlete savaş açan Paralel yapının temizlenmesi öncelikle Yargı ve TSK ayağı ile başlamalıdır. Dolayısıyla en büyük gücü yargı ve TSK’da olan Paralel yapının hukuki-yargı ayağı temizlenmedikçe operasyonun başarılı yürütüldüğü söylenemez.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s