Haberin Doğru Adresi

Avrupa'da Yaşayan Türklerin Haber Sitesi

İDAM CEZASI

Posted by almanyahaber Ağustos 8, 2016

sedat acikbas bundestagSEDAT AÇIKBAŞ

Yaklaşık 50 senedir Almanya’da yaşıyorum. Kendimi Alman toplumuna ait olarak hissettiğim birkaç olay vardır. Ekmeğini yediğim ülkeye hiçbir hainlik yapmadım; yapmak aklımdan bile geçmedi. Yasalara uydum, vergimi ödedim. Topluma katma değer sağladım.

Uğradığım- uğradığımız haksızlıklar karşısında tüm Alman milletini asla suçlamadım. Görevim gereği çok okudum, çok yazdım. Günlük gazete, TV, dergi, internet sayfalarında yüzde yüzü kendime ait 20 binden fazla haberim, 2 binden fazla yorum yazım çıktı. Haber Editörü olarak gelen notları haber haline getirdiklerim hariç.

İnsanın mesleği gazetecilik olunca ister istemez bazı konular üzerinde daha fazla yoğunlaşıyorsunuz. En çok kendi ülkemin meselelerine kafa yorarken, ekmeğini yediğim ülke, Almanya’nın sorunlarına da kayıtsız kalmadım. Almanya’da bizlere yapılan haksızlıklar karşısında isyan ettim; bunu bize layık görenlerden nefret ettim. Sizin de vatandaşlarınızı yakarak öldürseler, siz de faillerden nefret edersiniz. Bu gayet doğal birşey.

Almanya’nın yönetim sistemi, düzenin işleyişi, adalet sistemi, eğitim sistemi dışarıdan çok güzel görünüyor. Ancak derinlere daldıkça birçok haksızlığı tespit ediyorsunuz. Yıllar önce bir anket yapılıyordu. Alman siyasetinin en büyük eksikliği üzerine. Anketi yapanların gayesi bir lideri parlatmaktı ve sorular lider üzerine kurulmuştu. Hiç tereddütsüz cevap verdim: “Alman siyasetinin en büyük eksiği bir ‘Mağdur/Kurban Partisi’ olmayışıdır.

Mölln’de, Solingen’de yakılarak katledilen –diğer şehirlerde katledilenleri yazmıyorum- 8 vatandaşımızın katilleri bugün serbest ve toplum içinde bizimle birlikte değişik bir kimlikle yaşıyorlar. Yedikleri en yüksek ceza 15 sene hapis.. Ben bu cezayı –üstelik otelde kalır gibi çekilen bir cezayı- bir insana/maktule ve yakınlarına yapılmış en büyük hakaret sayarım. Dilerim bu cezayı verenler aynı adaletsizliğe maruz kalırlar. Alma mazlumun ahını.. Otoyolda durdurulup, belge kontrolü yaparken Sedat Kırmızı ve elleri arkadan kelepçeli olarak yere yatırılıp, polisler tarafından infaz edilen Baki Yaradan’ı ve daha onlarca insanımızın katillerinin çoğu ceza bile yemedi. Ceza alanlar da birkaç seneyle kurtuldu. Ramazan Avcı’yı döverek öldüren ırkçılardan birisinin babası Başkomiserdi. Ramazan’ı vahşice öldüren toplam 10 ırkçıdan 4’ü cezaya çarptırıldı. Başkomiserin oğlu 7 sene aldı ama 4 sene yatıp çıktı. Dilerim aynı muameleye maruz kalırlar.

Tabii ki, ben sadece kendi vatandaşlarımızın başına gelenleri yazıyorum. Mesela en yeni olay; Alman sapık 3 ve 5 yaşlarındaki mülteci çocuklarını kandırarak evine götürdü ve tecavüz ettikten sonra öldürdü. Savcı müebbet talep ediyor yani en fazla 15 sene hapis. Eğer bir ekleme yapılırsa ömürboyu hapis. Diğer ülke vatandaşlarının özellikle de Müslümanların başına gelenleri de yazsam yüzlerce sayfa tutar. Oysa Almanlar da kendi ülkelerinde çok haksızlığa uğruyorlar. Yıllar önce Lübeck kentinde bir Alman kadın 5 yaşındaki oğlunu tecavüz ettikten sonra öldüren katili mahkeme salonunda tabancayla öldürdü. Sapık ölmeseydi alacağı ceza savcının talebine göre 8-10 sene idi. Sapığı öldüren maktülün annesi, 7 yıl hapse mahkum edildi. Zavallı kadın bir daha girdiği o hapisten sağ çıkamadı. 4 yıl yattıktan sonra kanserden öldü.

1980’li yılların başında Boberg’de iki Türk çocuğunun cesedi göl kenarında bulundu. Sapık katil Alman tutuklanarak hapse konuldu. 10 sene sonra serbest kaldı. Birkaç ay sonra iki Alman çocuğu daha tecavüz ettikten sonra öldürdü. Daha geçenlerde yine çocuk katili bir Alman sapık, yıllar sonra çıktığı ilk ev izninde bir çocuğu parkta oynarken kaçırdı; tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdü.

Breivik 77 masum insanı sürek avında yabani hayvan avlar gibi çeşitli silahlarla teker teker öldürdü. Polis 2 buçuk saat müdahale etmedi. Irkçı katil, cephanesi bitince teslim oldu. Birkaç yıldır içeride ama birkaç sene sonra serbest kalacak. Aynı şekilde dilerim ki, Breivik ve ona bu cezayı veren hakimler aynı akibete uğrarlar. Ahirette verecekleri hesap elbette mahfuz. Degowski; 30 senedir içeride. Suçu bir banka soygunu esnasında rehin aldığı 17 yaşındaki genç kızı soğukkanlı birşekilde infaz etmek. Almanya 30 sene önce bu kıza çok ağlamıştı.

Nice olaylar var ki, mağdurlar/maktûller öldükleriyle kalıyorlar. Kazara katil olanlardan bahsetmiyorum; soğukkanlı sapık katillerden bahsediyorum. Olan geride kalan mağdur yakınlarına oluyor. Bütün bir ömür boyu bu acıyla yaşamak zorunda kalıyorlar. Katillere ne ceza verilirse verilsin yürekleri soğumuyor, acıları dinmiyor. Kimisi buna daha fazla dayanamıyor ve kendi canına kıyıyor. Psikolojik tedavi görüyorlar; bu yüzden çeşitli hastalıklara da yakalanıyorlar. Dilerim insanlara bu acıları yaşatanlar aynı muameleye maruz kalsınlar!..

Almanya’da mağdur/kurbanların hakkını arayacak birçok kuruluş mevcut ama hiçbiri karşısına çıkan yasa duvarlarını aşamıyor. Bu yüzden Almanya’da bir Mağdurlar Partisi kurulmalıdır. Yasa çıkaranlara tek başınıza baskı uygulayarak yasaların mağdurlar lehine düzeltilmesini sağlayamazsınız. En başta vatandaşın can güvenliği olmak üzere; yasaları düzenlemek, mağdurların haklarını gözetmek, vatandaşların refah standartlarını, sağlık, eğitim standartlarını yükseltmek siyasetçilerin en birinci görevidir.

İsrail’in resmi felsefesi; “Dişe diş, göze göz!”dür. Yani ‘Kısas’.. Sen benim gözümü oyduysan; kanun da senin gözünü oyar!.. İsa aleyhisselamın gönlü merhamet doludur. O mübarek Peygamber, sağ yanağına tokat vurana, sol yanağını çevirecek kadar muhteşem bir merhamet sahibidir. Günümüzde, dünyanın birçok ülkesinde ‘kısas’ esas alınmıştır. Mesela ABD’de cinayetin cezası idamdır. İran’da da aynı şekilde idam cezası birçok suç için öngörülmüştür. İslam ülkelerinde maktüllerin en yakını katilin idam cezasını affedebiliyor. Bazı ülkelerde de bazı yetki sahipleri idam cezalarını sağlık, yaşlılık gibi sebeplerden dolayı affedebiliyorlar.

Türkiye’de tartışılan, Almanya ve AB ülkelerinde büyük yankı uyandıran idam cezası, daha çok konuşulacak. Ben şahsen düşüncemi açıklamıyorum ama çok geçerli ve daha tesirli olduğunu umduğum bir soru/cevabım var: İdam cezasına şu veya bu şekilde karşı çıkanlar, acaba siz kendinizi mağdurların yerine hiç koydunuz mu?.. Eğer koymadınızsa dilerim sizin de başınıza aynı şey gelsin!.. Alma mazlumun ahını demişler, çıkar aheste aheste!..

Ha, İranlı annenin, oğlunun katilini ipte can vermek üzereyken affetmesi mi? O, bambaşka muhteşem bir olay!..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s